Please download to get full document.

View again

of 9
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Sağlık Personelinin Doğum Şekli ve Özelliklerinin Sağlık Personeli Olmayanlarla Karşılaştırması

Category:

Healthcare

Publish on:

Views: 0 | Pages: 9

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Klinik Araştırma Sağlık Personelinin Doğum Şekli ve Özelliklerinin Sağlık Personeli Olmayanlarla Karşılaştırması Alpaslan AKYOL, Şebnem GÖNEN YAĞCI, Ali İsmet TEKİRDAĞ S. B. İstanbul Bakırköy Kadın Doğum
Transcript
Klinik Araştırma Sağlık Personelinin Doğum Şekli ve Özelliklerinin Sağlık Personeli Olmayanlarla Karşılaştırması Alpaslan AKYOL, Şebnem GÖNEN YAĞCI, Ali İsmet TEKİRDAĞ S. B. İstanbul Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ÖZET Amaç: Bu kesitsel çalışma 90 sağlık personeli 90 sağlık personeli olmayan gebede doğum şeklini araştırmak için yapılmıştır. Yöntem: Her bir katılımcıya doğum şekli ve bunun nedenleri ile ilgili sorular yöneltildi. Bulgular: Sağlık personeli olan gruptaki gebelerin ortalama doğum yaşları diğer gruptan daha fazla, eğitim düzeyleri diğer gruptan daha yüksek olup aradaki farklar istatistiksel olarak anlamlıdır (p 0.001, p 0.01). Sağlık personelinde vajinal doğum oranı % 39 sezaryen doğum oranı % 61, diğer grupta bu oran sırasıyla % 61.2 ve % 38.8 bulunmuştur. Gruplar arası farklar istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.003). Sağlık personelinde gebeliğin planlı olması özelliği ve gebeliğin daha sık ve muntazam izlenmesi diğer gruptan istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.04, p=0.0002). Sağlık personeli için yapılan sezaryenlerin % 61.8 i anne isteğine bağlı iken, bu özellik sağlık personeli olmayan grupta % 37.1 bulunmuştur. İki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.03). Doğumdan sonra cinsel hayatta zorluk, disparoni sağlık personeli grubunda daha olumlu ve az oranda oluşmuştur. Gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlıdır. (p 0.001). Sonuç: Sağlık personeli grubunda sağlık personeli olmayan gruba göre sezaryen doğum şeklinin istatistiksel olarak daha fazla olduğu gösterilmiştir. Bu farkın oluşmasında anne isteğine bağlı pay önemli yer tutar. SUMMARY The Comparison of Type and Properties of Delivery Between Health Workers and Non Health Workers. Objective: This cross-section survey is conducted to investigate with 90 pregnant women who are health workers and 90 pregnant women who are non-health workers. Method: Delivery type and the reason for the delivery type are asked to each participant. Results: Average age of the pregnant women who are health workers and their level of education are higher than the other group and the difference between these two groups is statistically significant (p 0.001, p 0.01). The percentage of vaginal delivery and the percentage of cesarean are 39 % and 61% for health workers group respectively. For the non-health workers group, the percentages of vaginal delivery and cesarean are 61.2% and 38.8% respectively. The differences between groups are statistically significant with p In this survey, the characteristic of the health workers group is that their pregnancy is planned and the progression of the pregnancy period is frequent and coordinate is found to be statistically significantly different compared to the other group (p=0.04, p=0.0002). The percentage of cesareans for health workers group is found to be 61.8 % with maternal request whereas this percentage is 37.1 % for the non-health workers group. The difference between two groups is statistically significant with p 0.03. The characteristics such as difficulty in sexual life, dyspareunia are found to be less frequent in health workers group and the difference between two groups is statistically significant (p 0.001). Conclusion: The statistically significance of cesarean section over to vaginal delivery is shown between health workers than non health workers. Maternal request is the major factor for the difference. Anahtar kelimeler: sağlık çalışanı, sezaryen, anne isteği Key words: health workers, cesarean section, maternal request Alındığı tarih: Kabul tarihi: Yazısma adresi: Uzm. Dr. Alpaslan Akyol, Şükran Çiftliği Sokak, Zuhuratbaba Mah. No.15 D.10 Bakırköy İstanbul e-posta: 55 GİRİŞ Doğum şeklinin nasıl olacağı konusunda anne adayları endişeli bir bekleyiş içinde olurlar. Özellikle bu endişeli bekleyiş ilk doğumda daha da belirgindir. İlk doğumda edinilen tecrübeler aynı zamanda bundan sonraki doğumların şeklini de büyük oranda etkileyeceğinden özel bir öneme sahiptir. Doğum şekli tıbbi endikasyonların yanı sıra anne adayının sosyal, psikolojik ve çevresel faktörleri tarafından da etkilendiği bir gerçektir. Bu süreçte verilecek destek ve bilgilendirme ile anne adaylarının tercih yapması daha doğru olacaktır. Böylece antenatal dönemdeki anksiyete ve kuşkular kaldırılarak normal doğum için gebeler özendirilebilir. Yalnızca ülkemizde değil tüm dünyada sezaryen doğum oranı giderek artmaktadır. Bu artışta cerrahi ve anestezi alanındaki gelişmeler ile sezaryenin daha kolay uygulanabilir bir operasyon haline gelmesinin katkısı büyüktür. Ancak tıbbi bir gerekçe dâhilinde yapılması gereken majör bir operasyon olan sezaryen son yıllarda anne isteği göz önüne alınarak da yapılmaktadır. Çalışmamızda sağlık personeli olan grup çalışma grubu, sağlık personeli olmayan grupta kontrol grubu olmak üzere iki grubun dâhil edildiği katılımcılara, ilk doğumları ile ilgili sorular sorularak doğum şekli ve doğum şeklini etkileyen faktörler araştırıldı. GEREÇ ve YÖNTEM Ocak - Haziran 2010 tarihleri arasında Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Jinekoloji Polikliniği ne başvuran 180 olgu çalışmaya dâhil edildi. Öyküsünde bir doğum olan sağlık personeli 90 sağlıklı kadın çalışma grubunu, sağlık personeli olmayan 90 sağlıklı kadın ise kontrol grubunu oluşturmak üzere iki grup oluşturuldu. Birden fazla doğum veya ilk partusunda çoğul doğum yapmış kadınlar ile doğum şeklini etkileyebilecek dahili bir hastalığı olan kadınlar çalışmaya dahil edilmedi. Her bir gruptaki katılımcılara araştırmacı tarafından hazırlanan sorgulama formları onayları alındıktan sonra yöneltilerek doğum şekli, nedenleri ve bunun fetal ve maternal morbidite üzerindeki etkileri araştırıldı. Çalışmaya dahil edilen bu iki grupta yaş, eğitim düzeyleri, toplam doğum sayıları ve tercih ettikleri doğum şekli, doğum öncesi dönemde gebenin yeterince izlenip izlenmediği, gebeliğin planlı olup olmadığı, gebenin özel sektör ya da kamu kurumlarından hangisinde izlendiği, doğum şekline karar verirken doktorun, eşinin, yada çevrenin yönlendirmelerinin olup olmadığı, sezaryen yapılmışsa tıbbi bir endikasyonla mı yoksa annenin isteği ile mi olduğu sorgulandı. İsteğe bağlı sezaryen olanların bu kararlarını oluştururken hangi faktörlerin etkili olduğu ve bu faktörlerin yüzde dağılımları araştırıldı. Toplam 180 kişi üzerinde yapılan değerlendirme ile katılımcıların ilk doğumunu esas alan sorulara yanıt vermesi istendi. Sağlık personelinin doğum şekli ve bulgularının, sağlık personeli olmayanlarla karşılaştırılması ve ilişkilerinin ortaya koyulabilmesi bu çalışmada amaçlanmıştır. Çalışma (sağlık personeli grubu) ve kontrol (sağlık personeli olmayanlar) grubu karşılaştırmaları için ki kare analizinden faydalanılmıştır. İstatistik analizlerin yapılmasında MedCalc v paket programı kullanılmıştır. p 0.05 olması istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. BULGULAR Gruplar yaş, eğitim düzeyi ve doğum sayılarına göre çeşitli kategorilere ayrıldı. Katılımcılar yaşlarına göre 20 yaş altı, yaş arası, 30 yaş ve üzeri olarak kategorize edilirken, eğitim 56 A. Akyol ve ark., Sağlık Personelinin Doğum Şekli ve Özelliklerinin Sağlık Personeli Olmayanlarla Karşılaştırması Tablo 1. Çalışmaya katılan hastaların yaş ve eğitim düzeyleri dağılımı. Yaş Eğitim düzeyi İlköğretim Lise Önlisans-lisans Yüksek lisans Sağlık personeli n (%) 0 25 (% 27.7) 65 (% 72.2) 16 (% 17.7) 11 (% 12.2) 48 (% 53.3) 15 (% 16.6) Sağlık personeli değil n (%) 8 (% 8.8) 40 (% 44.4) 42 (% 46.6) 58 (% 64.4) 24 (% 26.6) 8 (% 8.8) 0 düzeyi olarak da ilköğretim, lise, ön lisans-lisans ve yüksek lisans olmak üzere 4 gruba ayrıldı. Olguların düşük ve küretaj sayıları arasında her iki grupta anlamlı bir fark saptanmazken, doğum şekli olarak sağlık personeli olmayan grupta sezaryen oranı % 38 iken, sağlık personeli olan grupta ise bu oran % 61 olarak bulunmuştur. p değeri olup, bu değer istatistiksel olarak anlamlıdır. Her iki grupta vajinal doğumdaki epizyotomi ve/ veya vakum uygulaması gibi müdahaleli doğum oranı sayısal olarak birbirine yakındı. Sağlık personeli grubunda % 83, sağlık personeli olmayan grupta % 94 olarak hesaplanan bu oranların istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulundu (p 0.05). Sağlık personeli olmayan grupta planlı gebelik oranı % 73 iken, sağlık personeli olan grupta bu oran % 86 dır. Bu fark istatistiksel olarak sınırda anlamlıdır (p=0.048). Tedavi ile gebelik oranı sağlık personeli olmayan grupta % 3 olup, sağlık personeli olan grupta % 2 dir. Sağlık personeli olmayan grupta takip oranı % 84 iken, bu oran sağlık personelinde % 100 dür. Takip oranı sağlık personelinde istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksektir (p=0.0002). Sağlık personeli olmayan grupta 12 nin üzerinde takip sayısı olanların oranı % 26 olup, sağlık personelinde bu oran % 63 olup anlamlı derecede yüksektir (p 0.05) (Tablo 2). Sağlık personeli olan ve olmayan grupta hekim tercihi, doğum şekli konusunda doktorun veya yakın çevresinin kendisini etkilemesi ve sezaryenin neden yapıldığı ise Tablo 3 de özetlenmiştir. Buna göre sağlık personeli olmayan grup, sağlık personeli grubuna göre daha fazla bir oranda özel hekim seçme eğilimine sahiptir. Gruplar arasındaki bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.001). İsteğe bağlı sezaryen oranlarında ise sağlık personeli grubu istatistiksel olarak daha fazla oranda bir sayıya sahiptir (p=0.0007). Tablo 2. Gebelik durumu ile ilgili sorular. Sağlık personeli değil n (%) Sağlık personeli n (%) p değeri Gebelik planlı bir gebelik miydi? Evet Hayır 66 (% 73) 24 (% 27) 77 (% 86) 13 (% 14) Gebeliğiniz kendiliğinden mi oldu yoksa tedavi ile mi? Tedavisiz Tedavi ile 87 (% 97) 3 (% 3) 88 (% 98) 2 (% 2) Gebeliğiniz boyunca takipli miydiniz? Evet Hayır Takip sayısı 12 ve üzeri 12 altı 76 (% 84) 14 (% 16) 23 (% 26) 67 (% 74) 90 (% 100) 0 57 (% 63) 33 (% 37) 0.01 Tablo 3. Sağlık personeli olan ve olmayan grupta hekim tercihi, doğum şeklinin tercihi ve sezaryen endikasyonu (: Anlamlı Değil). Sağlık personeli olan Sağlık personeli olmayan p değeri Hekim tercihi Özel Kamu Her ikisi 23 (% 25.5) 55 (% 61.1) 12 (% 13.3) 40 (% 44.4) 41 (% 45.5) 9 (% 10) Normal ya da sezaryenle doğum konusunda doktorun etkisinde kalma Var Yok 35 (% 38.8) 55 (% 61.1) 28 (% 31.1) 62 (% 68.8) Normal ya da sezaryenle doğum konusunda eşiniz ve yakın çevrenizin etkisinde kalma Var Yok 12 (% 13.3) 78 (% 86.6) 10 (% 10) 80 (% 88.8) Sezaryen nedeni İsteğe bağlı Tıbbi 34 (% 37.7) 21 (% 23.3) 13 (% 14.4) 22 (% 24.4) Her iki grupta da isteğe bağlı sezaryen doğum nedenlerini anlamaya yönelik sorular yöneltildiğinde; sezaryen tercihini etkileyen en önemli faktör sezaryen operasyonunun planlı olması ve kısa sürmesidir. Bu nedenle sağlık personeli grubunda % 90, diğer grupta % 86 olarak saptanmış olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır (p=0.55). Yine her iki grupta isteğe bağlı sezaryen olanların yalnızca 1 i (sağlık personeli olmayan grupta) vajinismus sorunu nedeniyle sezaryen doğumu tercih etmiştir. Sağlık personeli olmayan grupta doğum ağrısı korkusu nedeniyle sezaryen tercih etme oranı % 33 iken, sağlık personelinde bu oran % 55 olarak daha yüksek bulunmuştur. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamsızdır (p=0.30). Epidural anestezi ile vajinal doğumu sezaryene tercih etme oranı sağlık personelinde % 42 iken, sağlık personeli olmayan grupta ise bu oran % 33 dür (p=0.80). Çalışmamızda her iki gruptaki denekler daha sonraki doğumunuzu nasıl yapmak isterdiniz sorusu sorulduğunda sağlık personeli % 56 sezaryen ile diğer grup % 40 sezaryen ile doğum yapmak istediğini belirtmiştir. Bu sayılar ile her iki grup arasındaki fark başlangıçta olduğu gibi anlamlı olmayı korumuştur (p 0.016). Doğumdan sonra cinsel hayatında zorluk yaşama oranı sağlık personeli olmayan grupta % 17 olarak saptanırken, sağlık personelinde % 2 olarak bulunmuştur. Bu fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.001). TARTIŞMA Doksan sağlık personeline ve 90 sağlık personeli olmayan doğum yapmış kadınlara, yapılan kesitsel anket çalışmasında doğum şekilleri ile ilgili sorular yöneltildi. Sonuçta bu doğum şeklinde etkili olan faktörler araştırıldı. Çalışmamızda sağlık personeli içinde 20 yaş altında hiç doğum olmazken, doğumların daha çok 30 yaş üzerinde olduğu görülmektedir. Sağlık personeli olmayan grupta ise doğum yaşının yaş arası en sık olduğunu görmekteyiz. Bu farkın eğitim düzeyi ile ilişkili olduğunu düşünmekteyiz. Zira eğitim düzeyi arttıkça evlilik ve gebelik durumu daha ileri yaşlara kalmaktadır. Yine çalışmamızda sağlık personeli grubunun eğitim düzeyi ağırlıklı olarak lisans ön lisans düzeyindeyken, sağlık personeli olmayan grupta ağırlık ilköğretim düzeyindedir. 58 A. Akyol ve ark., Sağlık Personelinin Doğum Şekli ve Özelliklerinin Sağlık Personeli Olmayanlarla Karşılaştırması Türkiye de kadınların eğitim düzeyi ve evlenip çocuk sahibi olma durumuna baktığımızda, Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2008 sonuçları, kadınların % 33 ünün ya hiç okula gitmediğini ya da ilkokulu bile bitirmediğini göstermektedir. Bu değer erkekler için yüzde 20 dir. Kadınların beşte biri, erkeklerin ise dörtte biri lise ve üzeri eğitime sahiptir. Kadınlar ve erkekler arasındaki eğitim düzeyi farklılıkları halen devam etmesine karşın bu farklılık genç kuşaklarda azalma eğilimindedir. Türkiye de yaş grubundaki kadınlar için ortalama evlenme yaşı 21 dir. Son yirmi yıl içinde ortalama ilk evlenme yaşında yaklaşık olarak 3 yıllık bir artış gerçekleşmiştir. Türkiye de çok genç yaşlardaki evlenme davranışında önemli bir değişim görülmekteyse de, TNSA-2008 sonuçları yaş grubundaki kadınların yüzde 10 unun evlenmiş olduğunu göstermektedir (1). Tekirdağ Aİ ve ark. (2) kliniğimizde daha önce 521 gebe ile yaptığı çalışmada, sezaryen olan hastaların yaş ortalaması 27.8, en fazla sezaryen de yaş grubunda % 63.3 olarak bulunmuştur. Duman Z. ve ark. (3) 250 sağlık personelinde yaptığı çalışmada araştırmaya katılan kadınların yaş ortalamaları daha önce bir doğum yapmış kadınlarda 31.38±5.42 (n=81) iken, henüz doğum yapmamış kadınlarda 25.29±4.25 bulunmuştur. Beş yüz loğusa kadın ile yapılan bir çalışmada doğumun yapıldığı yaş arttıkça sezaryen tercih oranı da yükselmektedir. Lise ve üzeri eğitim alanların % 60 sezaryen doğumu tercih ettikleri, eğitim düzeyi yükseldikçe sezaryen tercih oranı artışının istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (4). Çalışmamızda eğitim düzeyi sorgulamasında, sağlık personelinin tahsil düzeyinin sağlık personeli olmayan guruba göre daha yüksek olduğu ve eğitim düzeyi arttıkça sezaryen oranının daha da arttığı, bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Kliniğimizde daha önceden 521 gebede yapılan çalışmada, sezaryen operasyonu geçirenlerin % 8.2 sinin okumamış, % 69.9 u ilköğretim, % 21.9 unun ise lise ve üstü eğitimli olduğu bulunmuştur (2). Kitapçıoğlu G. ve ark. (5) 266 kadınla yapılmış bir çalışmasında, kadınların eğitim seviyesi ile doğum tipi arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmıştır. Kadınların eğitim seviyesi arttıkça ve yaşları 25 yaşın üzerine çıkınca isteğe bağlı sezaryen oranları artmaktadır. Çalışmamızdaki sezaryen yaşımız ve sezaryen olanların yaş dağılımları Türkiye deki diğer çalışmalar ile benzerdir. Çalışmamızda doğum şekli sorgulandığında sağlık personelinin % 61 oranında sezaryenle, % 39 oranında vajinal yolla doğum yaptığını görmekteyiz. Diğer gurup ise % 39 sezaryenle, % 61 vajinal yolla doğum yapmıştır. Bu veriler guruplar arası farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olduğunu göstermektedir. Duman Z. ve ark. (3) 250 sağlık personelinde yaptığı çalışmada, doğum yapan sağlık personelinin % 46.9 u normal doğumu, % 53.1 i sezaryen doğumu tercih etmiştir. Hiç doğum yapmayan sağlık personelinin doğum tercihleri sorulduğunda %57.4 ü normal doğumu, %23.1 i sezaryeni tercih edeceklerini ifade ederken, %19.5 i kararsız kalmışlardır. Yılmaz M. ve ark. (6) Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi nde, sezaryen uygulanan 4389 hastanın yıllara göre dağılımını incelemiş ve 2002 de % 37 oranının yıllar içinde artarak, 2007 de % 51 e çıktığını bildirmişlerdir. Doğum öncesi dönemde gebelerin izlenip izlenmediği sorgulandığında sağlık personelinde % 100 olan oran sağlık personeli olmayan grupta % 86 bulunmuş ve gruplar arası farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur. Bu 59 farkın oluşmasında sağlık personeli grubunun sağlık hizmetine daha kolay ulaşmasının katkısı mutlaktır. Gebelikte muayene sayısı minimum 12 alındığında, sağlık personelinin % 63 oranında 12 nin üzerinde kontrol olurken, sağlık personeli olmayanların 12 ve üzerinde kontrol sayıları %26 bulunmuş olup aradaki fark, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. TNSA-2008 sonuçları, Türkiye de son beş yıl içinde anneçocuk sağlığı göstergelerinde de önemli iyileşmeler olduğunu göstermektedir. Sağlık personelinden doğum öncesi bakım alan kadınların oranı son beş yılda yüzde 14 artarak yüzde 92 ye yükselmiştir. Doğum öncesi bakımın yüzde 90 ı doktorlardan alınmaktadır. Ayrıca, TNSA-2008 kapsamında ilk kez elde edilen doğum sonrası bakım verileri, annelerin yüzde 82 sinin; bebeklerin ise yüzde 88 inin bir sağlık personelinden (doktor/hemşire/ebe) doğum sonrası bakım hizmeti aldıklarını göstermektedir (1). Çalışmamızda sağlık personelinin gebelik takiplerinin kamu kurumlarında yaptırırken, sağlık personeli olmayan gebeler kontrollerini hem kamu hem de özel sağlık kurumlarında eşit olarak yaptırmaktadır. İki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sağlık personeli olmayan grupta hekim tercihi % 44 özel sektörden, % 45 i kamu kurumundan, % 10 u ise her ikisinden olarak bulunmuştur. Sağlık personeli olan grupta ise bu oranlar sırasıyla % 25, % 61 ve % 13 olarak bulunmuştur. Beş yüz gebe ile gerçekleştirilen bir çalışmada, sezaryen doğumu tercih eden gurubun % 67 si devlet hastanelerini seçerken, % 33 ü özel hastaneleri tercih etmiştir. Katılımcıların doğum tercihleri ile doğum yapacakları yer tercihleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (7). Çalışmamızda doktor tarafından doğum şeklini yönlendirme konusu sağlık personeli olmayan grupta % 28, sağlık personelinde ise bu oran % 35 dir. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Kitapçıoğlu G. ve ark. (5) yaptığı çalışmada bu doğum tipini size kim önerdi? sorusuna, kadınların % 57.1 i doktor, % 11.3 ü ebehemşire, % 27.1 i kendi kararım şeklinde yanıt vermiştir. İsteğe bağlı sezaryen olanların % 60 ı, vajinal doğum yapan kadınların % 30.5 i bu doğum yöntemini hekimlerinin önerdiğini belirtmişlerdir. Sayın C ve ark. (8) Edirne ilinde halen çalışmakta olan ve son doğumunu sezaryenle gerçekleştirmiş toplam 144 sağlık personelinde yaptıkları çalışmada, sezaryen kararında hekim etkisi noktasında, anne isteğinin önemli bir oranda doktor yönlendirmesi olduğu, annelerin öncelikle bebekleri için doğru ne ise onun yapılmasını istediklerini ortaya koymuştur. Barbara A. ve ark. nın (9) 700 kadın doğum hekimi ile yaptığı çalışma sonucunda, jinekologların % 50 si tarafından anne istemi ile sezaryenin doğal bir hak olduğu ileri sürülmüştür. Yine aynı çalışmada Amerika Birleşik Devletleri nde 2004 yılında % 29.1 olan genel sezaryen oranının % 4-18 ini anne istemi sonrası yapılan sezaryenlerin oluşturduğunu, anne isteminin temelinde, aşırı doğum ağrısı korkusunun yattığı bildirilmiştir. Sağlık personeli olmayan grupta isteğe bağlı sezaryen oranı % 14.4 sağlık personelinde oran % 37.7 olarak bulunmuştur. İsteğe bağlı sezaryen olanlarda bu tercihi etkileyen en önemli faktör sezaryen operasyonunun planlı olması, süresinin belli ve kısa sürmesidir. Doğum ağrısından korkmaktan dolayı sezaryen tercih etme oranı diğer bir nedendir. Epidural anestezili vajinal doğumu sezaryene tercih etme oranı sağlık personelinde % 42 iken sağlık personeli olmayan grupta ise bu oran % 33 dür. Ankete katılanların kendilerini takip eden doktorunun doğum anında bulunamaması nedeniyle sezaryeni tercih etme oranı sağlık personeli olmayan grupta % 26.7 iken, sağlık personelinde bu oran % 15 60 A. Akyol ve a
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks