Please download to get full document.

View again

of 42
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

PAMUK ÜRETİMİNDEKİ SORUNLAR

Category:

Economy & Finance

Publish on:

Views: 0 | Pages: 42

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
PAMUK ÜRETİMİNDEKİ SORUNLAR Türkiye'de pamuk fiyatları üzerinde bir tedbir bulunmadığı ve dünya standartlarında fiyatlandırıldığı için üretimi azalmaktadır. Bu duruma paralel olarak dünyanın en önemli
Transcript
PAMUK ÜRETİMİNDEKİ SORUNLAR Türkiye'de pamuk fiyatları üzerinde bir tedbir bulunmadığı ve dünya standartlarında fiyatlandırıldığı için üretimi azalmaktadır. Bu duruma paralel olarak dünyanın en önemli tekstil konfeksiyon üreticisi ve ihracatçısı ülkelerinden olan Türkiye, pamuk ithalatına yönelmiştir. Pamuk üike tarımı açısından büyük önem taşımaktadır. Son yıllarda tekstil sektörünün gelişimi sonucu hammadde ihtiyacı arttığı halde pamuk ekim alanlarında daralma görülmektedir. Türkiye, dünyada pamuk üretim ve dış ticaretinde ortaya çıkan gelişmelerden en fazla etkilenen ülkelerin başında gelmektedir. Buna yakın geçmişte en iyi örnek 2010 yılında Çin ve Hindistan'da gelişen olumsuz hava koşulları nedeniyle üretimdeki düşüş dünya fiyatlarının yükselmesine sebep olmuş ve bu durum kaynaklı 2011 yılında pamuk ekim alanlarının arttığı gözlenmiştir. Ancak, uzun yıllar dünya pamuk üretiminin %4,5 oranındaki miktarını üreten ülkemizin ne yazık ki yüksek üretim maliyetleri sebebiyle dünya üretimindeki ağırlığı %2,5 oranına gerilemiştir. Dünya tüketiminde üst sıralarda ve verimlilikte iyi bir konumda olmamıza rağmen, gerekli düzeyde ekim ve üretim yapılamamaktadır. Türkiye'de pamuk üretiminde yaşanan sorunlar üretici, işletmeci, satış pazarlama ve iplikçi sorunları olmak üzere 4 (dört) ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar: I- PAMUK ÜRETİCİSİNİN SORUNLARI; Pamuk üreticilerinin sorunlarını üç ana başlık altında toplayabiliriz, 1-Üretim maliyetlerinin yüksekliği 2-Pamuk fiyatlarındaki istikrarsızlık 3-Mevcut prim sisteminden kaynaklanan sorunlar 1- ÜRETİM MALİYETİNİN YÜKSEKLİĞİ Ülkemizde pamuk üretimini etkileyen en önemli sorun üretim maliyetlerinin yüksekliğidir. Pamuk üretim maliyetleri; tohum, kimyasal gübre, akaryakıt, işçilik, sulama, ilaçlama, hasat v.s den oluşmaktadır. A) TOHUM MALİYETLERİ; Ülkemizde son yıllarda tohum üreticiliğine yapılan yatırımlarla pamuk tohum çeşitliliği arttırıldığı gibi, birim üretim miktarları ve üretilen ürünün kalitesi çok yükselmiştir. Ancak pamuk üretiminin yıllara göre çok değişiklik göstermesi, ekim alanlarının arttığı yıllarda pamuk tohum fiyatlarının da artmasına neden olmaktadır. B) KİMYASAL GÜBRE VE AKARYAKIT MALİYETLERİ; Kimyasal gübre ile akaryakıtta ülkemiz tamamen dışa bağımlı olmakla birlikte bu emtiaların ithalatı esnasında ve yurtiçi satışlarında yüksek oranda vergi alınması (gümrük vergisi, kdv, özel tüketim vergisi v.b.), döviz kurları ile emtia fiyatlarında meydana gelen değişiklikler yurtiçi fiyatlarının olumsuz şekilde etkilemekte ve öngörülen maliyetleri ciddi şekilde saptırmaktadır. C) İŞÇİLİK MALİYETLERİ; Pamuk üretim aşamasında makineleşme sağlanamadığı ve / veya makineleşme sağlanmış olsa bile (arazinin taşlı olması v.b.) özellikle çapalama, seyreltme, sulama v.b. işlerinde çok fazla tarımsal işçi kullanılması nedeniyle işçilik giderleri pamuğun alternatifi olan mısır yetiştiriciliğine göre ciddi maliyetlere neden olmaktadır. Ayrıca sosyal güvenlik mevzuatında yapılan değişiklerle de tarımda çalışanların sigorta kapsamına alınması v.b. uygulamalar da işçilik giderlerinin daha çok artmasına neden olmuş, üreticiler işçi çalıştırmayacağı ya da en az çalıştırılacağı ürünlerin üretimini yapmak zorunda bırakılmıştır. D) SULAMA MALİYETLERİ; Pamuk üretim döneminde arazinin yapısına göre 5 ile 15 arasında sulama yapılmaktadır. Bu sulamada her ne kadar son yıllarda modern sulama teknikleri artmış olsa da çoğunluğu salma sulama dediğimiz sistemle olmaktadır. Salma sulama sisteminin kullanılması da sulama giderlerini arttırmaktadır. Ayrıca üreticinin kullandığı su kaynağı da sulama maliyetlerini etkilemekte, özellikle sulama kuyularından elektrikli motorlarla temin edilerek yapılan sulamalarda sulama maliyeti çok fahiş rakamlara ulaşmaktadır. E) İLAÇLAMA MALİYETLERİ; Pamuk yetiştiriciliğinde hastalık ve zararlıların olumsuz etkileri, iklim koşulları ve uygulanan tarımsal mücadele ile yakından ilgilidir. Yüksek nem ve sıcaklık, hastalık ve zararlıların ortaya çıkması için uygun bir ortam oluşturmaktadır. Bu durum 4-5 kez ilaçlama yapmak zorunluluğunu ortaya çıkarmakta ve üretim maliyetlerini arttırmaktadır. F) HASAT; Ülkemizde pamuk verimliliği bölgesel olarak değiştiği gibi hasat şekline görede değişmekte elle hasat ile makinalı hasat arasında %20- %30 lara varan bir farklılık ortaya çıkmaktadır.ayrıca hasat şekli Pamukta kaliteyi de etkilemektedir. Kaliteyi etkileyen çok fazla etken olmasına ragmen ülkemizde özellikle tohumculukta yaşanan gelişmelere parallel genel kalite oranı artmıştır. Ancak ne yazıkki üretici çiftçilerimizin gerek üretim esnasında gereksede hasat esnasında bilinçli veya bilinçsiz yapmış olduğu yanlışlıklar kaliteyi önemli düzeyde bozmaktadır. Elle yapılan hasat maliyeti makinalı hasata göre bir kat daha fazla olmakta, üretimin fazla olduğu yıllarda hasat maliyetleri olması gerekenden daha fazlaya yaptırılmaktadır. Son Üç Sezon Birliğimiz tarafından yapılan mübayaada hasat durumu aşağıdaki gibidir. 2013/2014 Oran(%) 2014/2015 Oran(%) 2015/2016 Oran(%) Makinali Hasat Miktarı(kg) %65, % %81,57 Elle Hasat Miktarı(kg) %34, % %18,43 Toplam Hasat Miktarı (kg) % % %100 Yukarıdaki taployu incelediğimizde Birliğimiz tarafından yapılan mübayaa içerisinde makinalı hasat oranının %80 lere ulaştığı görülmekle beraber ülkemizde makinalı hasat oranının artması memnuniyet vericidir. Ancak makinalı hasatla beraber hasat öncesinde yapılması gereken defulyant uygulamasının yapılmaması, eksik yapılması ve/veya sonuç alınmadan hasat yapılması hasat edilen pamuğun çok fazla çepelli olmasına, yeşil yapraklı olmasına yol açtığı gibi, sabah erken hasata başlama veya gece geç saatlere kadar hasatın devam etmesi ve gereğinden fazla su verilmesi pamuğun rutubetini olması gereken %7-8 oranından %12-13 oranlarına çıkmasına neden olmaktadır. Bu durumda da işletmelerin yeterli kurutma ve temizleme ünitelerinin olmaması nedeniyle üretilen lif pamuğun Kabul edilebilir kirlilik ve rutubet oranından çok yükseklerde kirli olması sonucunu ortaya çıkartmakta, bu da iplikçinin istediği kaliteden çok düşük kalitede pamuk üretilmesine neden olmaktadır. ÇÖZÜM ÖNERİLERİ Ülkemizde bulunan pamuk üretim havzaları incelendiğinde, havzalar arasında verimlilik ve kalite yönünden farklılıkların olduğu gözlenmektedir. Üretim maliyetlerine baktığımızda ise işçilik, sulama ve hasat maliyetlerinde ciddi farklılık ortaya çıkmakta, diğer maliyet kalemleri arasında çok büyük farkların olmadığını anlamaktayız. Bir ürünün üretiminin ekonomik olup olmadığı o ürünün üretim maliyetleri ile ortalama verim miktarı ve kalitesi belirlemektedir. Eğer pamuk üretimini sürekli kalacak şekilde arttırmak istiyorsak üretim planlamasını üretim maliyetleri ile verimlilik ve kalite unsurlarını ön planda tutarak yapmak zorundayız. Bunun içinde pamuk üretiminin yapılacağı tarım havzalarını mikro ölçekte parsel parsel belirleyip üretimin desteklenmesini sağlayacak bir sitem kurmalıyız. Aksi halde ne yapılırsa yapılsın geçici çözümden öteye geçilmez, geçici çözümlerde sorunları ortadan kaldırma yerine daha da büyümesine yol açar. 2- PAMUK FİYATLARINDAKİ İSTİKRARSIZLIK Ülkemizde pamuk fiyatları uluslararası piyasalara göre belirlenmekte olup, dünya borsalarındaki düşüş ve artış ile döviz kurlarında ki değişimeler pamuk fiyatlarında yıllar hatta aylar itibariyle ciddi düşüşlere veya artışlara neden olmakta, bu düşüş ve artışlarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pamuk üretim miktarının %20-30 ler civarında artış veya azalışa neden olmaktadır. Üretim miktarlarındaki bu artış veya azalışa bağlı olarak yurtiçi piyasalarda özellikle çırçırcılar arasında üretimin az olduğu yıllarda ciddi rekabetin ortaya çıkmasına neden oluyor ve kütlü pamuk fiyatları lif pamuk fiyatlarından bağımsız şekilde lif fiyatlarının da üzerinde seyredebilmekte, üretimin fazla olduğu sezonlarda ise tam tersine bir durumla karşılaşılmaktadır. Tüm tarımsal ürünlerde olduğu gibi pamuk hasatının başladığı dönemde geçici olarak bir arz fazlası ortaya çıkmakta bu durumda pamuk fiyatlarının dünya fiyatlarından da aşağı düşmesine neden olmakta, hasatın bitmesine müteakip fiyatlar dünya fiyatlarına geri gelmektedir. Özellikle sektörde oluşan geçici arz fazlasını satın alan ve piyasayı sübvanse eden TSKB lerinde 2002 yılından itibaren ekonomik güçlerini kaybettmeleri nedeniyle yeterli miktarda alım yapamamalarının etkisiyle hasat döneminde fiyatlar tabiri caizse yerlerde sürünmektedir. Son beş yıl dünya ve Türkiye üretimi ile yurtiçi pamuk fiyatlarına baktığımızda bu durum net bir şekilde görülmektedir Dünya Lif Üretim Mik.(miyon ton) Türkiye Küt. ÜrtimMik.(milyon ton) Türkiye lif ÜrtimMik.(milyon ton) Türkiye Lif pamuk fiyatı(tl) 3,33-3,63-4,18-3,45-4,55- Ödenen Pirim tutarı(kg/tl) 0,42-0,46-0,50-0,55-0,65- Yağlık Çiğit Fiyatı (kg/tl) 0,42 0,54-0,62-0,51-0,67- Çuko.ort.alm.fiy.(kg/TL) 1,88-1,23 (1,34) 1,42-1,61(1,27) 1,83-1,80(1,70) 1,60-1,45(1,35) 1,93-1,90 (1,80) Yukarıdaki tabloyu incelediğimizde yurt içi fiyatların oluşumunda 1.etkenin dünya pamuk fiyatlarından(endeksteki değişim ile kurdaki değişim) 2.etkenin yurtiçi üretim miktarından (çiğit etkisi) 3.etkeninde pamuk priminden kaynaklandığını görmekteyiz. Pamuk üreticisi ürettiği ürünü kaça satacağını bilememekte, sezondan sezona %30 lara varan bir fiyat farklılığıyla karşılaşmakta, fiyatlardaki bu farklılıkta zarar etmesine neden olmaktadır.alternatif ürün mısırda ise TMO sayesinde ürününü aşağı yukarı kaça satabileceğini bilmesi nedeniyle zarar etme riski olmadığından mısır üretimini tercih etmektedir. 3- MEVCUT PRİM SİSTEMİNDEN KAYNAKLANAN SORUNLAR, Ülkemizde pamuk ekimini etkileyen en önemli unsurlardan biri kütlü pamuk primidir. Prim rakamları, üretim miktarlarının artmasına veya azalmasına neden olmakta, ancak beklenti doğrultusunda üretimde sürekli bir artış sağlayamamaktadır. Yıldan yıla her ne kadar prime bağlı olarak üretim artsa da bu defa sezon içerisinde geçici olarak arz fazlası ortaya çıkması nedeniyle pamuk fiyatları düşmekte, fazladan verilen primin hiçbir esprisi kalmamakta, hatta üreticinin eline totalde daha düşük bir fiyat geçmektedir. Ayrıca mevcut destekleme primi bölgesel olarak verim miktarına göre verilmekte, 1. ürün verim miktarı bölgelere göre (il ve ilçe bazlı) 550 kg/dönüm ile 700 kg/dönüm belirlenmekte, sistem verimli arazilere daha fazla prim verilmesine, daha az verimli arazilere ise daha düşük prim verilmesine neden olmaktadır. Doğal olarak verim arttıkça maliyet düşmekte olduğundan, fazla verim alanlara daha fazla prim verilmesi, az verim alanların maliyetleri daha fazla olmasına rağmen daha az destekleme primi almalarına neden olmakta, dolayısıyla bu uygulama desteklemenin ruhuna aykırıi düşmektedir. Mevcut Pamuk prim sisteminin İvedi şekilde gözden geçirilerek pamuk ticaretine, stoklanmasına engel olmayacak şekilde ve üretimi arttırmayı sağlayacak şekilde tekrardan düzenlenmesi hayati öneme sahiptir. Maliyet esaslı destekleme primi sistemine geçilmesi ile hem haksızlığın önüne geçilmiş olacak hem de işçilik, sulama maliyetleri v.b. yüksek olan bölgelere daha fazla prim verilmesi sonucunu doğuracağından pamuk üretimini arttıracaktır. II- ÇIRÇIR İŞLETMECİLERİN SORUNLARI; 1) LİF PAMUK FİYATLARINDAKİ HAREKETLİLİK: KÜTLÜ PAMUK FİYATI NASIL BELİRLENİYOR. Yurtiçi kütlü fiyatı en basit şekilde aşağıdaki gibi belirlenmekle beraber lif pamuğun kaliteside fiyatları 5 ile krş arasında değiştirmektedir. Lif pamuk fiyatı (balya) x %40 (ort randıman) = 40 randıman kütlü fiyatı Bir Örnek verecek olursak lif pamuğun (balyanın) 4,00-TL olduğundan hareketle kütlü pamuk fiyatı 4,00-TLx%40=1,60Krş olarak belirlenmekte üreticinin ürün bedelide buna göre hesaplanmaktadır. Şimdi örneği biraz daha genişletecek olursak 100 ton %40 randıman kütlü pamuğu olan üretici bu pamuğunu çırçırcıya getirdiğinde 1,60- TL/kgx kg= TL ürün bedeli hesaplanmaktadır. Çırçırcı ise bu pamuğu işledikten sonra %2 ile %4 arasında fire vererek kg veya kg lif pamuk, yaklaşıkda %50 den hareketle kg da çiğit elde edecektir. Bunu paraya dönüştürdüğünde ise kgx4,00tl= tl lif pamuk parası, kgx0,60krş= TL de yağlık çiğit parası olmak üzere toplamda TL bir gelir elde etmekte, ancak yaklaşık 0,25krş/kgx kg= TL işletme maliyetinide düştüğümüzde TL = TL eline para geçmekte doğal olarak zarar etmektedir. Bu süreç içerisinde pamuk ve yağlık çiğit fiyatlarındaki düşüş daha fazla zarar etmesine neden olacağından doğal olarak stokta beklemeyi tercih etmekde bu defada stok maliyetleri artmakta lif pamuk fiyatlarının artması için allaha dua etmekten başka elinden bişey gelmemektedir. 2) KALİTE Yukarıda anlattığımız bu süreçte çırçırcılar için en önemli husus doğal olarak fire oranlarını düşürebilmekten geçiyor ve çırçır fabrikalarında lif pamuk üretiminde iplikçinin istediği kalitede pamuk üretmeyi tercih etmek yerine daha az fire vermeyi tercih etmek zorunda kalmaktadır. Bunun sonucunda da iplikçinin istediği kalitede ve miktarda lif pamuk üretimi gerçekleşememektedir. Ayrıca işletmelerde uzman sayılacak pamuk eksperi istihdam edilmemeside işletme hatalarına yol açmakta örneğin işletme (çırçırlanması) sırasında pamuklara bilinçsizce su verilmesi, pamuk liflerinin bozulmasına, renginin sararmasına ve kalitenin tamamen bozulmasına neden olmaktadır. Bu sorun, pamukların, çırçırlandıktan sonra dinlendirme ve nemlendirme ünitelerine alınması ile çözümlenebilir. Pamukta yabancı madde sorunu, en önemli sorunlardan birisidir. Yabancı madde, pamukla ilgili yabancı madde (çepel, şif, yaprak vb. gibi) ve pamuk dışında yabancı madde (toprak, taş, naylon, jüt vb. gibi) olarak iki kısımda tanımlanmaktadır. Pamuğun, tekstilde büyük sorun oluşturan yabancı maddelerden arındırılması, temiz toplanmasının yanında çırçır işletmelerinin acil modernizasyona ihtiyacı bulunmakta, sektörde faaliyetde bulunan işletmelere bir standart getirilmesi, bu standartlara uymayanların çalışmalarına müsaade edilmemesi, gerekli modernizasyon için ise teşvik ve kredi imkanı getirilmesi gerekmektedir. 3)SİGORTA Sigorta şirketleri çırçır işletmelerinin teknik ve genel şartları sağlamadığını dile getirmekte ancak kendilerine göre uygun gördükleri işletmeleri sigorta yapmaktadır. Uygulamada çırçır tesislerini petrokimya tesisleri ve kimyevi gübre üreten sektörlerle birlikte aynı riskli grupta değerlendirmektedir. Bu sebeple Sigorta şirketleri sigortalama için çırçır fabriklarının kabul etmesi mümkün olmayan mali ve teknik şartları talep etmektedir. Böylece çırçır fabrikalarında telafi edilemez riskler oluşmaktadır. Çırçırcı bu riski bertaraf edebilmek açısından ürettiği balyaları iplik fabrikalarına emanet olarak göndermekte bu durumda iplikçinin bedava stok elde etmesine sağlamakta ve iç talebin daralmasına neden olmaktadır. Pamuk sigortası Dask, Tarsim ve zorunlu trafik sigortası benzeri bir sistem geliştirilerek ACİL olarak çözüme kavuşturulmalıdır. 4) KAPASİTE Çırçır fabrikalarının bulunduğu bölgelerdeki pamuk üretimi dikkate alındığında fabrikalar düşük kapasiteyle çalışmakta, böylelikle karlılık yok denilecek kadar azalmıştır. Pamuk üretiminin gerilemesi çırçır fabrikaları içinde en önemli sorun olmaktadır. Ayrıca makinalı hasatın gelişmesiyle beraber fabrikalar kısa süreli yüksek kapasiteye ihtiyaç duymakla beraber yeterli depolama sahalarının da olmaması kısa süreli bir yoğunluğa neden olmaktadır. Özellikle pamukta uygulanan prim sistemi üreticinin ürettiği pamuğu sezon içerisinde satmayı zorunlu hale getirmekte, çiftçinin stok yapıp fiyatlar düzeldiğinde pamuğunu satma ve işletmelerdeki geçici sıkışıklığı ortandan kaldıran sistemi bitirmiştir. 5) STANDART Ülkemiz pamukları; kısa lifli, orta lifli ve uzun lifli olmak üzere üçe ayrılır ve buna göre ekonomi bakanlığı tarafından geçmişte belirlenmiş bir standartizasyon bulunmaktadır. Ancak özellikle ekonomi bakanlığının fiili standartizasyonu kaldırarak yerine risk odaklı sisteme geçmesi, yani fiili denetimi kaldırması ve üretilen balyalara işletmeler tarafından tip verilmesi malesef pamukta standart uygulamasını bitirmiştir. Günümüzde Birlikler haricinde 1 Byz tipden daha düşük tip veren bir işletmenin nerdeyse kalmadığını görmekteyiz. Ekonomi bakanlığı tarafından günümüz koşullarına uygun yeni bir standartizasyonun tekrardan düzenlenmesi zorunlu hale gelmiştir. Ayrıca preseli pamuk balya partilerinde bulunan balya sayılarında bir standart olmaması ve ekonomi bakanlığı tarafından parti başına denetim ücreti alması balya sayılarının çok fazla olmasına neden oluyor bu durumda partilerde bulunan balyaların homojen olmasını engellemekte, aynı parti içerisinde farklı tip balyaların olmasına neden olmaktadır. Ekonomi bakanlığı tarafından partilerde bulunan balya sayısı azaltılarak parti bazlı alınan denetim ücretlerinin kaldırılması veya balya sayısına göre alınması sağlanmalıdır. 6) KREDİ KULLANIMI Ülkemizde maalesef sektörde faaliyet gösteren güçlü ekonomik yapıya sahip kurum, kuruluş ve özel sektör firma yok denecek kadar azalmış durumdadır. Mevcut çırçır işletmelerine baktığımızda bu işi profesyonel olarak yapan işletme yok denecek kadar azdır. Olanlarda malesef can çekişiyor pozisyondadır. Diğer küçük ölçekli işletmemer ise malesef farklı amaçla faaliyet gösteriyor ve her yıl isim değiştirerek faaliyetlerine devam ediyorlar. Bu durumda sektörde çok ciddi haksız rekabete neden oluyor büyük firmaların sektörden çekilmesine yol açıyor. Yukarıda bahsettiğimiz çırçırcının zorunlu stokta kalma sebepleri finansman maliyetini arttırması işletmeleri iflaslara kadar gitmesine neden olmaktadır. Bu işletmelere finansman desteklemesi sağlanmalıdır. 7) SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİN DESTEKLENMESİ Pamuk üretiminde üretici-çırçırcı-iplikçinin içerisinde yer alan sözleşmeli üretim modelinin teşvik edilerek ACİLEN uygulamaya geçilmesi gerekmektedir. Sözleşmeli üretim modeli üreticinin ürününü en düşük ve en yüksek kaça satacağının bilerek maliyet hesaplaması yapmasını ve üretim yapıp yapmayacağına karar vermesini sağlayacağı gibi çırçırcınında ürettiği balyayı iplikçiye kaça satacağını ve maliyet hesaplamasını yapabilmesini sağlayabileceği gibi, iplikçininde önünü görmesine ve arz güvenliğini sağlayacaktır. 8) NAKLİYE: Pamuk üretiminde makinalı hasatın yaygınlaşmasına parallel tarladan işletmelere sevkıyat çok masraflı hale gelmiş bölgeler arasında nerdeyse pamuk naklini bitirmiştir. Pamuk ticaretinin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel olan nakliyenin önündeki engeller kaldırılarak, Yüksek tonajlı nakliye yapacak çekicilerin üretilmesi gerekmektedir. Özellikle üretimin az olduğu yıllarda çırçır işletmelerinin fazla olduğu bölgelerde rekabet çok fazla olmakta işletme sayısının az olduğu bölgelerden buralara sevkıyatta yapılamaması (nakliye masraflarının fazla olması, bölgeler arası pamuk sevkıyatının yasak olması v.b) bir bölgede pamuk fiyatlarının düşük kalmasına neden olduğu gibi diğer bölgede de yüksek olmasına neden olmaktadır. Bölgeler İtibariyle Türkiye Pamuk Ekim Alanları (Hektar) YIL G.DOĞU EGE ÇUKUROVA ANTALYA TOPLAM ANADOLU % -63% -73% -79% -42% Kaynak: TUİK Tarım Satış Koop. Birliklerinin Kütlü Pamuk Alım Miktarları (Ton) ve üretimdeki payları(%) ÜRETİM DÖNEMİ TÜRKİYE ÜRETİMİ TARİŞ PAMUK ÇUKOBİRLİK ANTBiRLİK BİRLİKLERTOPLAMI ton ton % ton % ton % ton % 1998/ , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , / , , , , /2016* , , , ,82 Kaynak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ÜLKEMİZDE FALİYETTE GÖSTEREN ÇIRÇIR İŞLETME SAYILARI Batı Anadolu 99-Çırçır 7-Sawgın 3-Rotobar Güney Anadolu 95-Çırçır 6-Sawgın 7-Rotobar Güneydoğu Anadolu 255-Çırçır 8-Sawgın 21-Rotobar Toplam 449-Çırçır 21-sawgın 31-Rotobar Kaynak Ekonomi Bakanlığı Ülkemiz pamuk ekim alanları ile üretim miktarlarını ve İşletme sayılarını gösteren yukarıdaki tablolar beraber incelendiğinde üretim alanının dönüm olduğu sezonundan itibaren hızlı bir şekilde düştüğünü ve geçtiğimiz sezonunda ise taban yaparak dönüme gerilediğini görmekteyiz. Üretim alanlarındaki bu daralmaya rağmen tohumculukta yaşanan gelişmeler doğrultusunda verimliliğin artmasıyla üretim miktarının ton civarında kaldığını
Similar documents
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks