Please download to get full document.

View again

of 5
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Mustafa Özgür DEMİROĞLU. Ek1: Gölgesizler(Yaşam Geçişleri) Ruhum sıkılıyor. Kendine sığmaz artık. Bıyıkları yeşermez.

Category:

Small Business & Entrepreneurship

Publish on:

Views: 0 | Pages: 5

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
ROMAN ve ŞİİR Bir yazı neden kaleme alınır? Bir heykel ellerde neden şekilledirilir?bir sinema flimi neden çekilir? Bir eser herhangi bir sanat dalında ortaya konulduktan sonra neden bir daha yaratılma
Transcript
ROMAN ve ŞİİR Bir yazı neden kaleme alınır? Bir heykel ellerde neden şekilledirilir?bir sinema flimi neden çekilir? Bir eser herhangi bir sanat dalında ortaya konulduktan sonra neden bir daha yaratılma ihtiyacı duyar? Heykeltraştan yazara, yönetmene her sanatçı kendi özgünlüğünde bir değer yaratır. Yaratılan bu eser farklı sanat dallarında bütünlüğüne bağlı kalınarak tekrar yorumlanabilir, uyarlanabilir. Örneğin bir kitabın kurgusu sinema filmi olabilir, bir şiir bir şarkıda tekrar yaratılıp, anlam bulabilir. Hasan Ali Toptaş ın Gölgesizler kitabını arkadaşlarım önerdiğinde her zaman yaptığım gibi kısa bir araştırma yaptım ve aynı isimde yerli bir filmin olması dikkatimi çekti. Filmi izlemeden önce kitaptan uyarlandığını bilgisini okudum ve fazlasıyla ilgimi çeken film beni kitabı okumaya yöneltti. Ancak kitap ve film birbirinden çok farklıydı. Filmde olay ve olayın kurgusu ön plana çıkartılmışken kitapta detaylar olayı daha da derinleştiriyordu. Kitapta bir şiirsel akış içerisinde verilen imgesel betimlemeler olayın yüzeysel detaylardan yoksun bir şekilde perdeye aktarılmasına neden olmuş. Bu gayet normal söz uçar yazı kalır diyor bir üstat sözün gücü görsellikte anlam, yer bulamamış olabilir. Ama bana göre asıl üzerinde durulması gereken nokta kitaptaki imgelelerin özgünlüğüydü. Kurgu sanki o imgeler üzerinden gerçekleştirilmiş hissine kapıldım. İmgeleri sonrasında not alabilmek için kitabı altını çizerek okudum zaten olaya filmi izlediğim için hâkimdim. Mesela cennetin oğlu diyordu yazar neden annesinin adını cennet olarak seçmişti aslında doğal olarak hepsi bir bilincin, bir kurgunun sonucuydu. Âdeta kitapta imge avına çıktığımı söyleyebilirim. Kütüphaneden aldığım kitabı geri iade edeceğim için altını çizdiğim yerleri alt alta yazdım ve karşılaştığım dizim karşısında hayran kaldım. Kurgu veya roman bir şiirin serpiştirilmesiyle yazılmıştı ya da şiirsel gücü çok güçlü bir romanla karşı karşıyaydım. Her romanın derinliklerinde bir şiir var mıdır sorusu aklıma geldi. Sustum ürperdim. Bu bana filmi izlemekten daha büyük bir haz verdi. Ufak değişikliklerle son hâlini verdiğim alttaki şiiri de yazmak istedim. Kısacası bu roman keşfedilmeyi bekleyen bir şiir barındırıyordu ve ben bunu fark ettiğimi düşünüyorum. Gerçekten her romanın şekilselliğinde sözcüklerinden bir şiir yaratılabiir mi? Eğer cevap evetse bunun gerçeklik ve sanat algısıyla ilşkisi nedir ve ortaya yeni bir eser koyulmuş olur mu? Mustafa Özgür DEMİROĞLU Ek1: Gölgesizler(Yaşam Geçişleri) Ruhum sıkılıyor Kendine sığmaz artık Bıyıkları yeşermez Belirsizlik belki Gözleri ateş kuyusunda kedinin Al ibrikli horozların Kalın esmer dudaklı kadınlardan Binlerce yıl sonra döndüğünde Kırmızı mendil gibi Sabah ezanından kopmuş heceler Cennetin oğlu Kendini kendinde gizlemekte Cellat gözleri kuşluk vakti Kurana el basmakta Havadan peygamber yağsa Herkes her şeyi görmekte kör Mezar sessizliği ölümün soğukluğu Varoluşun son çizgisinde Sonu sonsuza dayanan Alacakaranlık odalar Bir güvercin kaybolur Tekrarlardan değil Tekrarların tekrarından Mevsimlerin ötesinde misk kokusu Tütün kesesinde toprağın sesi Yürek toplamında cehennem çalgıcıları Herkes kendi elini tutmakta Ayna yüklü kuşlar yılan ıslıklarında Dede Musa doksanlık kör İki tas pekmezde ipek bir hançer Gözetlemenin tedirginliğinde Tanrı heykelinde çınar Ölü aşk hamalı insanlar Herkesin bir yoku var Ak sakallı yaşlılar keklik kafesinde Kösele kokusu kurumuş ellerde Paslı çivide kuş yavrusu Dilsiz tülden ince Yokun varlığı Avlu kapısında Zamanın altında kalanlar İnsan bir kemik ağacı Yanlızlığın paylaşımı rakı kadehi El öpme kekik kokulu odalar Kapkara bir kedi hüzün karası Yüreklere inen ölüm yeşil karanlıkta Tutunacak dal yok yürek yorgun Gözlerinin içi gülerken Yıkılmış bir dağ Kederin içine dalan bilinmeyen boşluklar Altın damlası mısır koçanlarında Kekre bir gülümseyişte ürkmüş kirpi Altuni renkli bir kurşun yağmuru Gözlerinin ışıltısı kayıp yıldız Bebek düşünün anlaşılmaz sözleri Sabah kahvesinde kırlangıç sesleri Kayıp bir kentte ölü yılanlar Hayalet gemisinin anımsayış anı Cevaz verilmeyen tahta kaşıklar Ölümün ölünen yerle güzelleştiği Susuz toprağın kaval sesi Kül tablasında kuşların uykusu Diş gıcırtısında insafın kuruması Toprak testilerde serseri mayınlar Bir anlık irkiliş Çay parasında yüzünü gömmek Merhamet damarında surat asmak Sözle dahi dokunulmayan püsküllü bela Yeşil sularda mayıs kuzuları Yaraları kaşıyarak ağıt yakanlar Gece kelebekleri bekçi düdüğünde Koyun postu kırmızı güllü yorganı Ağlamaktan kör olmuş iğde dalı Örümcek ağı sedirlerin köşesinde Kaçak rüzgarlarda tartılan sözcükler Umutsuzlukların ortasında teneke soba Kerpiç duvarlarda kirli bulutlar Karanlık bir çığlık Sıcak ekmek
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks