Please download to get full document.

View again

of 10
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Malign Perikard Efüzyonunda Proteomiks Analizi ve Malignite İlişkili Protein Profilinin Belirlenmesi

Category:

Philosophy

Publish on:

Views: 0 | Pages: 10

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Makale / Article doi: /sakaryamj Malign Perikard Efüzyonunda Proteomiks Analizi ve Malignite İlişkili Protein Profilinin Belirlenmesi Proteomics Analysis of Malignant Pericardial Effusion
Transcript
Makale / Article doi: /sakaryamj Malign Perikard Efüzyonunda Proteomiks Analizi ve Malignite İlişkili Protein Profilinin Belirlenmesi Proteomics Analysis of Malignant Pericardial Effusion And Determine The Profile Of Malignancy-Associated Protein Sabiye Yılmaz 1, Murat Kasap 2, Dilek Ural 3, Hüseyin Gündüz 1 1 Sakarya Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Sakarya 2 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyokimya Ana Bilim Dalı, Kocaeli 3 Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Ana Bilim Dalı, Kocaeli Özet Başvuru Tarihi: Kabul Tarihi: Amaç: Akciğer kanserine bağlı perikard efüzyonunda protein içeriğinin proteomiks analizi,ilişkili olabilecek yeni biyobelirteçlerin araştırılması ve proteomiks çalışmalarına genel bakış. Yöntemler: 5 hasta (4 adenokarsinom, 1 büyük hücreli), 5 kontrol (CABC uygulanan) perikard efüzyonu çalışmaya dahil edildi. Hasta grubu yaş ortalaması 47,4±7,92 olan 5 erkekten; kontrol grubu yaş ortalaması 63,4±7.7 olan 4 erkek, 1 bayandan oluşmaktaydı. Örnekler -80ºC de saklandı. 2-D jel elektroforezinde proteinler izoelektrik noktalarına ve moleküler ağırlıklarına göre ayrıldı. Elde edilen jeller Coomasia boyası ile boyanarak protein spotları açığa çıkarıldı. Görüntü analizi Melanie 7 Viewer programı ile yapıldı. Protein spotları öncelikle görsel olarak değerlendirildi, upregülasyona veya downregülasyona uğrayan proteinler saptandı. Proteinlerin tanımlanabilmesi için data analiz metodu halihazırda bulunmadığından proteinler tanımlanamadı. Ancak Melanie 7 programı ile her bir jeldeki protein spotları işaretlendi, birbirleriyle ve normal insan plazmasının 2-D jelindeki protein spotları ile moleküler ağırlıklarına göre karşılaştırıldı. Bulgular: Malign efüzyonlarda daha fazla proteinin salındığı, plazma ve serumda bulunan proteinlerle benzer olduğu görüldü. Saptanan proteinlerin yeni bir biyobelirteç olma olasılığının düşük olmasına rağmen KAH grubunda olmaması malin efüzyonlarda hedef molekül olarak olası ilaç tedavisi için yol gösterici olabilirdi. Çalışmada proteinlerin isimlendirilmesi yapılamamış, fonksiyon ve varlığı ile ilgili net bir karar birliğine varılamamış olsa da bu veriler malign perikardiyal efüzyonlarda proteomiks analizinin genişletilerek devam edilmesini destekler. Sonuç: Tümör hücrelerinin salgıladığı proteinler tümör yükünü, tedaviye verdiği cevabı gösterebilir ve gelecekte güçlü, ümit verici tümör belirteçi olabilir. Tanı, tedavinin belirlenmesi ve prognoz tayininde kullunılabilinir. Proteomiks alanında her geçen gün gelişmeler artmaktadır, daha güçlü data analiz programları geliştirilmektedir. Gelecekte sensitivitesi ve spesifisitesi artmış protein biyobelirteçleri bulunabilecektir. Anahtar Kelimeler: Proteomiks, perikard efüzyonu; malignite; biyobelirteç; kardiyovasküler hastalıklar ve proteomiks Abstract Aplication: Accepted: Objective: We want to analyse protein content by proteomics of pericardial effusion due to lung cancer, finding new biomarker and overview of proteomics studies. Methods: 5 patients (4 adenocarcinoma, one large cell), 5 control (CABC applied) pericardial effusion were included in the study. The mean age of patients group 47.4 ± 7.92 with 5 men; the mean age of the control group 63.4 ± 7.7 with 4 men, consisted of one lady. Specimens were keeped at -80ºC. 2-D gel electrophoresis of proteins based on isoelectric points and molecular weights. Obtained gels were stained with Coomasia stain and protein spots displayed. Image analyses were made by Melanie Viewer program. Protein spots were evaluated visually. Upregulation and downregulation proteins were evaluated. We don\ t have data analyse method for protein description, proteins weren\ t identification. Ptotein spots were marked with Melanie 7 program,they were compared with each other and normal human plasma protein spots according to the molecular weights. Results: We found much more protein in malign pericardial effusion.these proteins were similar to serum plasma proteins. Identified proteins mayn t be new biomarker,also these proteins weren t founded in CAD. Because of this it can be guide for medication thearpy. We didn t entitle proteins but these datas strenghten protein proteomics analyses in malign pericardial effusions. Conclusion: Proteins secreted by tumor cells display tumor load, response to treatment and can be used for diagnosis, treatment modalities, prognosis analysis. Developments increase in proteomics field and much more strong data analyse programs were improved. With these improvements more sensitive and specific protein biomarkers can be discovered. Keywords: Proteomics, pericardial effusion; malignancy; biomarkers; cardiovascular diseases and proteomics Yazışma Adresi / Corresponding to: Uzm. Dr. Sabiye Yılmaz Korucuk Baytur Sitesi, Orkide 1, Daire 6 Sakarya Türkiye Tel: Mail: Sakaryamj 2015;5(1): Yılmaz ve Ark. / Malign Perikard efüzyonunda Proteomiks Giriş Çeşitli lokal ve sistemik hastalıklar perikardiyal efüzyona neden olabilmektedir. Fazla miktarda sıvı oluşumu maligniteler, tüberküloz perikardit, üremi, miksödem, vaskülitler, konnektif doku hastalıkları ve parazitozda görülür. 1,2 Malign perikardiyal efüzyonlara genel otopsilerde %1-4, kanserli hasta otopsilerinde %15-30 oranında rastlanmaktadır. 3,4 En sık olarak akciğer kanseri (%30), meme kanseri (%23), lenfomalar ve lösemilere rastlanmaktadır. 5 Perikardiyal sıvı analizleri etiyolojinin belirlenmesinde önemlidir. Yüksek protein içeren eksüdatif efüzyonlar transüda efüzyonlarından daha ciddi bir hastalığa işaret etmektedir. Albümin ve antitripsin gibi plazmada bol bulunan proteinler kapillerden ultrafiltrasyon ile transuda sıvıda bulunabilirken, alfa 2 mikrogolbülin, haptoglobülin, immünglobülin, fibrinojen, komplemanlar, lipoprotein ve kollajen gibi yüksek moleküler ağırlıklı proteinler eksüdatif perikardiyal efüzyonlarda saptanır. 6,7 Proteomiks, özellikle postgenomik dönemde bir hücre, doku veya biyolojik sıvıların protein profillerinin tanımlanmasında, hastalığın mekanizmasının proteine dayalı araştırılmasında, tanı için yeni biyobelirteç keşfinde ve ilaç tedavisi için yeni hedeflerin belirlenmesinde güçlü bir araçtır. 8 Ayrıca genetik yatkınlık gösteren hastalıkların tanımlanması doğru bir genetik teste gereksinim duyduğu kadar fenotipin de doğru saptanmasını gerektirir. Çünkü bir organizmadaki proteom genomdan farklı olarak daha dinamiktir ve organizmanın bulunduğu koşula (örneğin patolojik durum) ve zamana bağlı olarak değişebilir. 9 Klinik proteomiksin diğer hedefleri arasında hastalık yinelenmesinin erken dönemde saptanmasını sağlayacak biyolojik belirteçlerin belirlenmesi ve bunların diyagnostik görüntüleme ile nasıl birlikte kullanılacağının anlaşılması, hastanın tedaviye beklenen yanıtı açısından bireysel tedavi yöntemlerinin uyarlanmasına yardımcı olmaktır Klinik biyobelirteçler malign efüzyonların saptanmasında olduğu kadar diğer sistemik, inflamatuar hastalıkların tanı, tedavi ve takibinde de önemlidir Gereçler ve Yöntem Örneklerin Toplanması ve Hazırlık yılları arasında kardiayak tamponat kliniği ile KÜTF Kardiyoloji Kliniğine başvuran, ekokardiyografi eşliğinde perikardiyosentez işlemi uygulanan hastalar alındı. Perikard efüzyonunun etiyolojsi klinik değerlendirme, biyokimyasal, mikrobiyolojik, patolojik analiz ve görüntüleme yöntemleri ile belirlendi. Akciğer kanseri saptanan hastalar çalışma grubuna dahil edildi. Kontrol grubu herhangi bir ek hastalığı olmayan, KÜTF Kalp Damar Cerrahisi kliniğine koroner arter bypass cerrahisi (CABG) amacı ile başvuran kişilerden seçildi. Kapak hastalığı, semptomatik kalp yetersizliği olan hastalar dışlandı. Perikard sıvısı örnekleri operasyon öncesinde perikard açıldığı sırada alındı. Hasta ve kontrol grubundaki katılımcıların özellikleri Tablo 1 de belirtilmiştir. Protein çözeltilerinin hazırlanması Perikard sıvıları antikoagulasyon uygulanmamış steril tüplerde -80 C de saklandı. Örnekler buz üzerinde çözüldükten sonra santrifüj edilerek çöken hücreler ve üst faz sıvı ayrıldı. İki aşamalı olarak hem çöken hücrelerden hem de üst faz sıvıdan proteomiks çalışılmasına karar verildi. Ancak ilk aşamada çökelti kısmın 2D jel elektroforezinden belirgin protein spotları elde edilemedi. Çökelti kısmında hücrelerin çeşitliliği ve sekrete edilen proteinlerden çok hücre içi ve hücre yapısındaki proteinlerin ağırlıklı olarak saptanabileceği düşünülerek üst faz kısmından çalışmasına karar verildi. Sıvı fazın analizinden önce çalışılan örneklerin içerisinde ağırlıklı olarak albümin bulunması ve bulunan bu albüminin düşük seviyede bulunan proteinleri bloke etme ihtimaline karşılık örneklerden albümin uzaklaştırması yapıldı. Bu amaçla aurum serum mini kit (BioRad, USA) kullanıldı. Elde edilen indirgenmiş sıvıdan tuzları ve diğer uygun olmayan maddeleri uzaklaştırmak için 2D clean up kiti (BioRad, USA) kullanıldı. Albüminden indirgenmiş, temizleme işlemi yapılmış üst faz örnekleri de, TCA aseton çöktürme işlemi yapıldıktan sonra 250 µl İEF rehidrasyon tamponu içerisinde çözüldü. Daha sonra 17 cm lik IPG (Ph 3-10) striplerine 300 µl örnek volüm eklendi ve emdirildi. Yılmaz ve Ark. / Malign Perikard efüzyonunda Proteomiks 45 Sakaryamj 2015;5(1):43-52 Tablo 1: Hasta ve kontrol grubunun klinik karakteristik özellikleri ve laboratuar bulguları (E: erkek, K: kadın, H: hemorajik, e:eksüda, S: seröz, t: transüda, EF: ejeksiyon fraksiyonu, Kre: Kreatinin, Trop: troponin, CRP: C reaktif protein (referans aralığı: 0-0,8 ), Ca 125: Karbonhidrat antijen 125 (referans aralığı: 1,9-35u/ml), Ca 15-3: Karbonhidrat antijen 15-3 (referans aralığı: 0-25u/ml), Ca 19-9: Karbonhidrat antijen 125 (referans aralığı: 0-34u/ml), CEA: Karsinoembriyonik antijen (referans aralığı: 0-6,2 ng/ml), AFP: Alfa feto protein (referans aralığı: 0,5-5 Iu/ml). Hasta Yaş Cins Tanı Efüzyon CRP Trop Ca125 Ca15-3 Ca19-9 CEA AFP Kre EF Hasta Grubu 1 34 E Adeno Ca H, e 5,12-71, ,7 18,5 1,35 0, E Adeno Ca H,e 3,64-200,4 47 3, ,04 0, E Adeno Ca H,e 7,30-301,7 31, ,62 1,90 0, E BüyükHüc.Ca H, e 29, , ,88 1,47 0, E Adeno Ca H, e 9, ,47 1,05 2,34 0,930 0,8 60 Kontrol Grubu 1 55 E KAHKararsız S, e 1, , E KAHNSTEMI S, t 1,23 4, , E KAHNSTEMI S, t E KAH S, t 3, , K KAH S, t - 2, ,9 50 İki Boyutlu Jel Elektroforezi (2D Gel Elektroforezi) 2D jel elektroforezinde 1. boyuttaki amaç kompleks proteinlerin izoelektik noktalarına göre, 2. boyutta moleküler ağırlıklarına göre odaklamaktır İkinci Boyut: Protein Jel Elektroforezi (SDS-PAGE): Mobilite, moleküllerin hem yüklerine hem de boyutlarına bağlıdır. Protein moleküllerinin yükleri eşit ise mobilite sadece büyüklüğe bağlı olacaktır. Birinci Boyut: İzoelektrik fokuslama (IEF): Üst faz sıvı örnekleri 17 cm lik IPG striplere (Ph 3-10 ReadyStrip)emdirildi. 17 cm lik IPG stripleri -80 C de saklandığı için rehidrasyon işlemine geçilmeden önce her bir stripe denkleştirme işlemi uygulandı. Stripler önce 15 dk equilibration tampon 1, daha sonra 15 dk equilibration tampon 2 ile muamele edildi. Denkleştirme işleminden sonra rehidrasyon tampon ile muamele edilen her bir örnekten 300 µl lik protein çözeltileri PROTEAN IEF tabaksına koyuldu. IPG stripler + kutup sol tarafa gelecek şekilde tabaka içindeki örneklerin üzerine yerleştirildi ve aktif rehidrasyon işlemi yapıldı. Rehidrasyon sırasında 1. saat sonunda örneğin buharlaşmasını önlemek için üzerlerine 2-3 ml mineral yağı ilave edildi ve yaklaşık 16 saat rehidrasyon işlemine devam edildi. Rehidrasyon işleminden sonra izoelektrik odaklamaya geçildi. IPG strip artan voltaj programı ile 20 C de adım adım yürütüldü (250 volt: 20 dakika, volt: 2,5 saat lineer, volt: hızlı ve toplamda kilowatt/saat gücünde ortalama 7 saat). (şekil 1 A) Şekil 1: 2D Gel Elektroforez sistemi. A: İzoelektrik fokuslamada (IEF) kullanılan rehidrasyon tabakası, B: SDS-PAGE yürütme tankı 2D jel elektroforezin 2. boyutunda IPG stripler poliakrilamit jel üzerinde yürütülerek moleküler ağırlıklarına göre ayrıştırıldılar. 17 cm lik iki ucu açık dikdörtgen cam plakalar arasına yükleme jeli üstten 1 cm boşluk kalacak şekilde döküldü. Üst yüzeyi Sakaryamj 2015;5(1): Yılmaz ve Ark. / Malign Perikard efüzyonunda Proteomiks 2 mm yüksekliğe kadar su ile doyurulmuş izopropanol pipet ile eklendi. Jel polimerize olduktan sonra n-bütanol saf su ile uzaklaştırıldı. Kurutma kâğıdı ile cam plakalar arası temizlendi. Polimerize olan jel rezervuar tanka yerleştirildi. IPG stripler yürütücü solüsyonda 1-2 dakika bekletildikten sonra jel üzerine yerleştirildi ve arada boşluk kalmaması için agaroz solusyonu eklendi. Tank yürütücü solüsyon ile doldurularak 17 cm lik IPG striplerdeki proteinler 48 voltta 7 saat yürütüldü (Şekil B). Yürütme sonunda jel cam plakalardan çıkarıldı, 2 saat sabitleştirici solüsyonda yıkandıktan sonra Coomassie mavisi içeren boyama solüsyonunda 2 saat bekletildi ve daha sonra distile su ile yıkandı Görüntüleme ve Analiz Boyanan jeller image scanner ve labscan 3.00 yazılımı ile tarandı. Görüntü analizi Melanie 7 Viewer programı ile yapıldı. 2-D jel haritasındaki protein spotları öncelikle görsel olarak değerlendirildi ve upregülasyona veya downregülasyona uğrayan proteinler saptandı. Proteinlerin tanımlanabilmesi için data analiz metodu halihazırda bulunmadığından proteinler tanımlanamadı. Ancak Melanie 7 programı ile her bir jeldeki protein spotları işaretlendi ve birbirleri ile karşılaştırıldı. Perikardiyal efüzyonun plazmanın ultrafiltrasyonu sonucu oluştuğu düşünülerek, yine görsel olarak, perikardiyal efüzyondaki protein spotları normal insan plazmasının 2-D jelindeki protein spotları ile moleküler ağırlıklarına göre karşılaştırıldı. (İnsan plazma protein profili, Swiss-Prot/TrEMBL website: HUMAN&ac=all adresinden elde edilmiştir.) kontrol grubunda bir hastanın jel görüntüsü Coomasia ile iyi boyanamadığından değerlendirilmeye alınmadı. Bulgular Hasta Özellikleri ve Laboratuar Verileri Çalışmaya 5 malign perikardiyal efüzyonlu (Akc Ca: 4 adenokarsinom, 1 büyük hücreli) ve 5 kontrol toplam 10 hasta dahil edildi. Malign efüzyonlu hastaların hepsi erkekti ve ortalama yaş 47,4±7,92 yıl bulundu. Kontrol grubu hastaları 4 erkek, 1 bayandan oluşmaktaydı ve yaş ortalaması 63,4±7.7 yıl bulundu. Malign perikardiyal sıvılar hemorajik ve eksüda karakterinde iken, kontrol grubu sıvıları seröz vasıftaydı. Malign perikardiyal efüzyonlu hastaların ejeksiyon fraksiyonu korunmuş ve koroner arter hastalığı risk faktörleri olarak yalnızca sigara mevcuttu. Kontrol grubunda 4 hastanın sol ventrikül sistolik fonksiyonları hafif derecede azalmışken bir hastanın sistolik fonksiyonları korunmuştu, ancak hiçbir hastada kalp yetersizliği semptomları bulunmamaktaydı. Kontrol grubu hastalarından ikisinin öyküsünde ST elevasyonsuz MI, birinde kararsız angina pektoris ve ikisinde kararlı angina pektoris tanıları vardı. DM, HT, sigara gibi koroner arter hastalığı risk faktörleri bulunan bu grupta başka bir sistemik hastalık yoktu. Her iki grubun da renal fonksiyonları korunmuştu. Hasta ve kontrol grubunun klinik karakteristik özellikleri ve laboratuar bulguları Tablo 1 de gösterilmiştir. Malign perikardiyal efüzyonların laboratuar verileri retrospektif tarandı. CA 125 in (462±551 u/ml) tüm hastalarda belirgin alarak artmış olduğu görüldü. CA 15-3 (64±67 u/ml) beş hastanın dördünde ılımlı bir artış gösterirken, CA 19-9 (1364±2037 u/ml) ve CEA (52±99 u/ml) beş hastanın üçünde artmış saptandı. Bu tümör belirteçlerindeki artışlar büyük hücreli akciğer kanserli hastada adenokarsinomlu hastalardan daha belirgindi. AFP tüm hastalarda normal bulundu. CRP değerleri tüm malign efüzyonlarda artmış olarak bulundu (11,1±10,7 mg/dl). Kontrol grubu hastalarının 3 tanesinde CRP seviyesi bakılmıştı ve CRP seviyesindeki artış daha ılımlıydı (1,9±1,2 mg/dl). Bu veriler ışığı altında özellikle CA 125 olmak üzere CA 19-9 ve CEA nin akciğer kanseri nedenli malign perikardiyal efüzyonlarda tanı ve prognozda kullanılabilecek tümör belirteçi olarak düşünülebilse de hasta sayısının çok az olması ve bu gibi tümör belirteçlerinin spesifik olmayıp başka inflamatuar olaylarda da artış gösterebileceği unutulmamalıdır. Hasta ve kontrol grubunun 2-D jel görüntüleri ve elde edilen protein spotları Elde edilen 2-D jeller görsel olarak değerlendirildiğinde malign efüzyonlarda daha çok sayıda protein spotu görüldü. Protein spotları birbirlerine benzerdi ve belli bölgelerde yoğunluk artmıştı (Şekil 2-3). Protein spotları yine görsel olarak moleküler ağırlıklarına göre sınıflandırıldığında protein sayılarının aynı moleküler ağırlıkta yaklaşık benzer olduğu görüldü. (Tablo 2-3). Yılmaz ve Ark. / Malign Perikard efüzyonunda Proteomiks 47 Sakaryamj 2015;5(1):43-52 Tablo 2: Malign perikard sıvılarında protein spotlarının moleküler ağırlıklarına göre gruplandırılması Moleküler ağırlık (Kd) Hasta 1 spot sayısı Hasta 2 spot sayısı Hasta 3 spot sayısı Hasta 4 spot sayısı Hasta 5 spot sayısı bin bin bin bin bin bin bin bin Toplam Tablo 3: Kontrol perikard sıvılarında protein spotlarının moleküler ağırlıklarına göre gruplandırılması. Şekil 2: Hastalarda 2-D jel elektroforezinde elde edilen protein spotları Moleküler ağırlık (Kd) Kontrol 1 spot sayısı bin 1 Kontrol 3 spot sayısı Kontrol 4 spot sayısı Kontrol 5 spot sayısı bin bin bin bin bin bin bin Toplam Şekil 3: Kontrol grubunda 2-D jel elektroforezinde elde edilen protein spotları Protein spotlarının karşılaştırılması Görsel olarak aynı bölgelerde sinyal artışı olmasına rağmen o bölgelerdeki protein yapıları daha farklıydı. Tüm hasta grubunda yalnızca 3 protein spotu bire bir benzerdi ancak biz bu proteinleri analiz programı olmadığından tanımlayamadık. Kontrol grubunda da görsel olarak protein spotlarının benzer olmasına rağmen tanımlanan proteinlerde farklılıklar vardı, yalnızca 3 protein spotu bire bir benzerdi. Kontrol grubu arasında ST elevasyonsuz MI tanısı ile CABG uygulanan iki hastanın protein sayı ve yapısı birbirlerine daha fazla benzerlik gösteriyordu. KAH grubunda kalp yetersizliği semptomları olmamasına rağmen 4 hastanın EF düşükken (%43) bir hastanın EF si korunmuştu. Ancak EF si düşük ve korunmuş hasta arasında görsel olarak protein spotları arasında fark yoktu. Sakaryamj 2015;5(1): Yılmaz ve Ark. / Malign Perikard efüzyonunda Proteomiks Tüm hastaların karşılaştırılmasında ortak bir protein spotu saptanamadığından hasta ve kontrol grubunun birer üyesi karşılaştırıldı (Hasta 1 ve Kontrol 4) (Şekil 4). Her iki hastada 23 tane protein spotu ortak bulundu albümin 1, fibrinojen gama zincir ve fragmanları, Ig ağır zincir, Ig orta zincir, Ig G, plazminojen, kompleman 3 alfa, C3, komplemen prekürsörleri, apolipoproteinler, anjiyotensinojen, CRP, transtretin, haptoglobülin, antitrombin 3, globülin bölgelerine denk geldiği görüldü. (şekil 6) Şekil 4: Hasta ve kontrol grubundan iki hastanın birbiri ile karşılaştırılması Tanımlanmış olan insan plazma protein haritası data verileri ile elde edilen protein spotlarının karşılaştırılması Tanımlanmış olan insan plazma protein haritası data verilerinde 626 spot ve 69 protein girdisi belirtilmiştir (Swiss-Prot/ TrEMBL website: publi/ plasma-acidic.gif ve plasma-basic.gif) (Şekil 5 A-B). Şekil 6: Görsel olarak malign perikard sıvısının insan plazma proteini ile karşılaştırıldığında saptanan proteinler (1-albümin, 2- Ig D gama chain, 3- fibrinojen B zincir, 4- fibrinojen alfa zincir, 5- IgM hafif zincir, 6- IgG ağır zincir, 7- serotransferrin, 8- NA3, 9- CRP, 10- Ig J zincir, 11- Apo A1, 12- antitrombin 3, 13- glikoprotein,14- haptoglobülin, 15- Ig ağır zincir, 16- transtretin, 17- Ig ağır zincir gama, 18- C3, 19- Apo A2, 20- plazminojen, 21- fibrinojen gama zincir). Malign efüzyonlardaki protein spotları kendi aralarında ve hasta grubu ile görsel olarak karşılaştırıldığında tüm malign perikard sıvılarında yaklaşık 25 bin Kd moleküler ağırlığındaki protein spotunda anlamlı sinyal artışı mevcuttu (Şekil 2,3,7). Bu protein spotu insan plazma protein haritası data verileri ile görsel olarak karşılaştırıldığında CRP bölgesine denk gelmekteydi (Şekil 5) Şekil 5 A-B Tanımlanmış insan plazma protein spotları, A: as
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks