Please download to get full document.

View again

of 8
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Eski Türkçedeki -d- Pekiştirme Ekinin Özbekçe ve Türkiye Türkçesindeki izleri

Category:

Presentations & Public Speaking

Publish on:

Views: 0 | Pages: 8

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
ilmi ARAŞTIRMALAR, Sayı23, 2007, Eski Türkçedeki -d- Pekiştirme Ekinin Özbekçe ve Türkiye Türkçesindeki izleri Selahattin Tolkun* Eski Türkçedeki -d- Pekiştirme Ekinin Özbekçe ve Türkiye Türkçesindeki
Transcript
ilmi ARAŞTIRMALAR, Sayı23, 2007, Eski Türkçedeki -d- Pekiştirme Ekinin Özbekçe ve Türkiye Türkçesindeki izleri Selahattin Tolkun* Eski Türkçedeki -d- Pekiştirme Ekinin Özbekçe ve Türkiye Türkçesindeki izleri Eski Turkçede kullanılan kimi ekler, bilindiği gibi tarih içinde ya duşmitş, ya şekil değiştirmiş yahut da birkaç kelimede donmuştur. Bu donemin karakteristik eklerinden olan ve fiiliere gelerek onları pekiştiren -d- eki acaba biri Karluk diğeri Oğuz grubundan olan Özbekçe ve Tıirkıye Türkçesinde nasıl bir donüşitm g6stermiştir? Ek korunmuş mudur yoksa değışime mi uğramıştır? Ekin işlevinde meler var mıdır? Bu makalede bu sorulara cevap aranmaktadır. Anahtar Kelime/er: Eski Türkçe, Özbekçe, pekiştirme eki, ettirgenlik eki, çatı ekieri değış The Traces of the Old-Turkic Intensive Suffix -d- in Modern Uzbek and Modern Turkish Some suftixes used in Old Turkic either had fallen from usage in the historical process, or has undergone some morphological changes or has become archaic in a few words. What ki nd of changes does the Old Turkic verbal intensive suffıx -ddisplay in Uzbek, which is from the Qarluq group and in Turkish, which is from the Oghuz group? ls the suffıx preserved or has it undergone any changes? Does the suffıx display any functional changes? The aim of this article is to seek answers for these questions. Key Words: Old Turkic, Uzbek, intensive suffıx, causative suffıx, infixes Yard. Doç. Dr., Doğu Akdeniz Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fak., Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. 1 GÖKKUBBE. istanbul 2007 132 ilmt ARAŞTIRMALAR Eski Türkçe döneminde fiilierin anlamını pekiştirme amacıyla -d- eki kullanılmaktaydı. Bu çalışmada, bu ekin Özbekçe ve Türkiye Türkçesinde hala kullanılıp kullanılmadığı, ses ve işlevinde değişme olup olmadığı, ekin başka eklerle ilişkileri konuları üzerine durulacaktır. Eski Türkçedeki /d/ sesi, tarih içinde genel olarak /d/ /ö/ Iyi şeklinde bir değişim göstermiştir. Özbekçede değişim esas itibariyle bu şekilde olmakla birlikte biraz farklıdır. Bu ses, karşımıza ldl ldl, lt/, Iz/, Iyi, /cl, /gl olarak çıkmaktadır: ıd hid koku , quduq kuyu , sıdır- sıyırmak ; izde- istd- istemek , küd- küt- beklemek ; yad- yaz- yaymak , edgü ezgü iyi, hayır ; adaq ayak ayak , bod boy boy ; bedize- be&e- becd- bezemek ; adır-a dcrd- ayrılmak ; idi egd sahip; Rab ; eder egdr eyer vd. Türkiye Türkçesindeki durum da aslında Özbekçedeki örneklere bakıldığında büyük ölçüde aynıdır. Ancak Türkiye Türkçesinde bu sesin Özbekçeye nazaran çoklukla /y/ olduğu görülür: Eski Türkçedeki /d/ sesinin Türkiye Türkçesinde gösterdiği değişmeler: Eski Türkçedeki /d/ sesi Türkiye Türkçesinde esas olarak şu değişimlere uğramaktadır. /d/ !tl izde- iste- /d/ Iz! bedize- ber5ze- bezeldl /y/ küd- güttod- tor5- doy- /d/ /y/ /ğ/ ödle ör5le öyle- öğle eder er5er eyer eğer adak ar5ak ayak sürd- sürted gü er5gü eygü eyü iyi Günümüz yazı dilinde eyer şekli kullanılmaktadır. Ancak gerek Kamus-ı Türki'de gerekse Tarama Sözlüğü'nde eğer biçimi yer almaktadır. sid- sir5- siy- siğ- Günümüz yazı dilinde kullanılan siy- Kamus-ı Türki'de siğ~ şeklinde verilmektedir. ESKi TÜRKÇEDEKi -D- PEKiŞTiRME EKiNiN ÖZBEKÇE VE TÜRKiYE TÜRKÇESiNDEKi izleri 133 Türkiye Türkçesinin ses yapısında kelime sonunda ad, od, öd gibi sayılı kelimeler dışında /d/ sesi bulunmaz. Zaten bu kelimelerdeki /d/ sesi de asli değildir. Dolayısıyla, fiile gelen bu ekin son seste /d/ biçimiyle korunduğu şekiller söz konusu değildir. Bu durum, isimler bir kenara bırakılacak olursa, Özbekçe için de geçerlidir. Özbekçedeki ldl /61 /cl değişiminin de son seste görülmediğini ayrıca ifade etmeliyiz. Sonuç olarak, her iki lehçede de asl'i /d/ sesi korunuyarsa mutlaka /tl biçimine dönüşmüş olmalıdır. Ek /tl şeklinde kullanıldığında iki durum söz konusu olmaktadır. 1. Ekin işlevinin belirlenebildiği fiiller. 2. Ekin işlevinin ancak fiilin menşei bilindiğinde açıklanabildiği fiiller. Ekin pekiştirme işlevinin belirlenebildiği fiilieri her iki lehçede de inceleyelim: 1. Ekin işlevinin belirlenebildiği fiiller. Önce Türkiye Türkçesini ele alalım. Türkiye Türkçesinde bu ekle genişleyen şekiller çoklukla -t- ettirgenlik ekiyle karıştırılmakta ve ek, bu adla anı lmaktadır: az- 1 azıtdaya- 1 dayatdona- 1 donatısla- 1 ıslatkapa- 1 kapat- -t- ekinin, bu fiilierde bir eylemi öznenin ikinci bir şahsa yaptırması anlamını kazandıran ettirgenlik işlevi taşımadığı, ekin yalnızca anlamı pekiştirdiği görülmektedir. Hatta bunlara ettirgenlik anlamı kazandınimak istendiğinde, bunlar azdır-, dayandır-, donattır-, ıslattır-, kapattır- şekillerinde kullanılmaktadırlar. kirlet- Türkçede +la- isimden fiil yapan ek, çoklukla geçişli fiiller yapar. Ettirgenlik eklerinin bir görevi de geçişsiz fiilieri geçişli yapmaktır. Peki kirlet- fiilinde acaba ettirgenlik fonksiyonu var mıdır? Fiilin zıt anlamlısının temizle- olduğu göz önüne alındığında, buradaki ekin pekiştirme olduğu aşikardır. Ş. Sami de Kamus-i Türki'de bu fiili, kir/e- şeklinde maddebaşı olarak vermektedir (bk. Kamus-ı Türki, kir/emek). dire-l diret- Ayak dire- ile ayak diret- fiilierinin anlamları incelendiğinde buradaki ekin pekiştirme fonksiyonunda olduğu görülecektir. 134 sür-i sürtilmi ARAŞTIRMALAR sap- sapıt Sap- ile sapıt- ve sür- ile sürt- fiilieri arasında elbette anlam farkı vardır; ancak bu fark ettirgenlikten olmayıp, ilkinin gerçek diğerinin mecaz anlam taşımasıdır. Sür- ve sürt- fiilinde de gerçek anlamda aynılık (Elini duvara sürdü 1 sürttü.), mecaz anlamda ise fiilierin anlamında farklılık vardır; ancak bir ertirgenlik kesinlikle söz konusu değildir. Bu duruma Özbekçede de rastlanmaktadır: yıq- 1 yıqıt- yıkmak qozğa- 1 qozğat- ayaklandırmak, kışkırtmak üylii- 1 üyliit- evlendirmek Özbek Tilining İzahli Luğiitı'nda üylii- 1 üyliit- fiilleri yer almaz, yerine üyliintir- verilir. Bunlar konuşma dilinde görülür. * Keçii qoşnımız oğlını üyliidı 1 üyliitti Dün komşumuzu oğlunu evlendirdi . iildii- 1 iildiit- aldatmak tüzii- 1 tüziit- düzlemek; tertip etmek yiisii- 1 yiisiit- süslemek; tertibe sokmak sür- 1 sürt- sürmek, sürtmek yir- 1 yirt- yırtmak; parçalara ayırmak Yukanda sözü geçen sözlükte yir- güç kullanarak arasını açmak; germek; iki bölüme ayırmak ve yirt- kumaş, kağıt gibi şeyleri koparmak, parçalamak şeklinde açıklanmaktadır. Görüldüğü gibi burada -t- yalnızca bir pekiştirmedir. tiirii- 1 tiiriit- dağıtmak Bu fiilin Türkiye Türkçesinde olduğu gibi taramak anlamı mevcuttur. Ancak her iki fiilin dağıtmak, paylaştırmak anlamları da vardır (bk. Özbek Tilining İzahli Luğiiti, tiiriimaq, tiiratmaq). 2. Ekin işlevinin ancak fıilin menşei bilindiğinde açıklanabildiği fıiller Türkiye Türkçesinin söz hazinesinde yer alan şu fiilierin yapısı ancak tarihi Türkçe bilgisiyle açıklanabilir: yırt-, yont-, eğit-, güt- vd. Mesela, yukarıdaki fiillerden eğit-, acaba eğ- fiiline getirilen -t- ekiyle mi meydana getirilmiştir; yoksa bu fiil, eski Uygur Türkçesinde kullanılan igid yetiştirmek, beslemek, özenmek, bakmak, itina göstermek fiilinin igid- eğit- ESKi TÜRKÇEDEKi -D- PEKiŞTiRME EKiNiN ÖZBEKÇE VE TÜRKiYE TÜRKÇESiNDEKi izleri 135 olmasıyla mı ortaya çıkmıştır? Bu ayrı bir konudur (bk. Caferoğlu Eski Uygur Türkçesi Sözlüğü, igidmdk). Her iki durumda da bu fıilde eski -d- pekiştirme ekinin varlığı söz konusudur. Özbekçede de benzer durumlara rastlanmaktadır. dyt- ay-t- demek, söylemek qdyt qay-t- dönmek, vazgeçmek savqdt- savuq-at- soguq+a-d- üşümek küt- *kü-d- beklemek Özbekçe için iry-, qiry-, savqd- ve kü- şeklinde fıil kökleri bugün anlamsızdır. Ekin /y/ sesine dönüştüğü durumlar: Eski Türkçedeki -d- pekiştirme ekinin, Türkiye Türkçesinde çoğu kez -yolduğu malumdur: ad-ı-r- ayırke-d- giykı-d- kıyku-d- kuy- bir kaptaki sıvıyı başka bir kaba dökmek si-d- siy- işemek to-d- dayı-d-a her- ever- evlendirmek Derleme Sözlüğü 'nde bu kelimenin gerek Anadolu gerekse Rumeli bölgesinde oldukça yaygın kullanıldığı görülmektedir (bk. Derleme Sözlüğü V, E-F, evermek). Mehmet Tulum, fıilin gerçek anlamını göndermek; yapısını ise ı-d-a her- (fıil kökü + pekiştirme eki + zarf-fıil eki, yardımcı fıil kökü) ıyaber- iyever- i:ver- iver- ever- şeklinde açıklamakta; ardından da kelimede anlam değişmesi meydana geldiğini söylemektedir (bk. Özbekçede Tasvir Yardımcı Fiilleri, yub&r-). ko-d- koy- Türkiye Türkçesinde -y- ekinin pekiştirme fonksiyonunda kullanıldığı, ağızlarda yaşayan ko- ile yazı dilindeki kon- fiilieri yanında dedikodu kelimesi sayesinde yalnızca bu fıilde anlaşılmaktadır. Özbekçede de tıpkı Türkiye Türkçesinde olduğu gibi bir iki istisna dışında - y- ekinin pekiştirme işlevi sezilmez. Bu ses, ekin veya eğer ek fark edilmiyorsa fıilin bünyesindeymiş gibi düşünülür. 136 ilmi ARAŞTIRMALAR a-d-ı-r- tiyır--''ayırmak ke-d- key- giymek kı-d- qıy- kıymak ko-d- qoy- koymak ku-d- quy- bir kaptaki sıvıyı başka bir kaba dökmek si-d- siy- işemek tı-d- tiy- engellemek to-d- toy- doymak yoy- 1. nazar çıkarmak; rüya veya fal yorumlamak. 2. yok etriıek, mahvetmek Burada iki fiil karışmış olmalıdır. Birinci anlam Türkiye Türkçesindeki yorfiiliyle; ikincisinin ise *yo-d- köküne gittiği ve yok ( yo-k) kelimesiyle aynı kökten geldiği açıktır. Ancak burada da /y/ sesinin aslında pekiştirme eki olduğu sezilmez. Aşağıdaki fiillerdeki ekin eski +ad- +a-d- ( isimden fiil yapan +a- + -d- fiilden fiil yapan pekiştirme eki) olduğu görülmektedir. Bu birleşik ek, Özbekçede oldukça işlektir ve burada /y/, ekin bünyesindedir; bunun eski -d 'nin devamı olduğu fark edilmez. azdy- azalmak köpdy- çoğalmak tardy- daralmak kengiiy- genişlemek (keng geniş ) sağiiy- 1 onğdy- iyileşmek kiimiiy- eksilmek ( Farça kem az ) ulğiiy- büyümek (uluğ ulu, yüce, büyük ) küçdy- güçlenmek Henüz Eski Türkçe döneminde bu ekin benzeşme yoluyla sonu ünlüyle biten fiiliere +d- şeklinde geldiği görülür: yagı-d- düşman olmak (bk. Gabain: 86; Tekin: 181). Aynı durum günümüz Özbekçesinde de görülür. Ekin /y/'li şekli de bazen isimlerden fiil yapar: keksd+y- keksiiy- yaşlanmak (keksii yaşlı ) qara+y- qard+y kararmak Ekin /z/ sesine dönüştüğü durumlar: Gerek Türkiye Türkçesinde gerekse Özbekçede -d- -z- değişimi iki fiilde görülür: ESKi TÜRKÇEDEKi -D- PEKiŞTiRME EKiNiN ÖZBEKÇE VE TÜRKiYE TÜRKÇESiNDEKi izleri 137 bedize- bet5ze- beze- (Türkiye Türkçesi) 1 bezi:i- (Özbekçe ) yad- yaz- (Türkiye Türkçesi) 1 yaz- (Özbekçe) yaymak, sermek Türkiye Türkçesinde yaz- fiili bu anlamıyla daha çok konuşma dilinde kullanılmaktadır (bk. Türkçe Sözlük, yazmak md. 8. anlam). Bu kökten türeyen yazı ova , yazgı yaygı, kiliın kelimeleri de burada örnek gösterilebilir. Derleme Sözlüğü'nde verilen bilgilere göre, bu fiil ile bu fıilden türeıne kelimeler hem Anadolu hem de Rumeli bölgesinde son derece yaygın biçimde kullanılınaktadır (bk. Derleme Sözlüğü XL U-z,- yazmak, yazgı, yazı). Fiil, Özbek yazı dilinde katlanmış bir şeyi açmak; toplanmış bir şeyi yaymak, dağıtınak; yaprak açmak vb. anlamlarda oldukça işlek biçimde kullanılınaktadır (bk. Özbek Tilining İzahli Luğati, yazmaq). -d- pekiştirme ekinin diğer ekiere etkisi: Her iki lehçede ettirgenlik eklerinin pekiştirıne işlevi vardır. Bu durum, eski -d- pekiştirıne ekinin -d- -t- olması, ekin sesteş olduğu -t- ettirgenlik eki ile karışınası, ardından bu işievin diğer ettirgenlik eklerine bulaşması sonucu meydana gelmiş olabilir. Mesela, Türkiye Türkçesindeki koş-tur- fiilini ele alalım: *Yardımcımı işler bitsin diye sağa sola koşturdum. *Akşama kadar işler bitsin diye koşturdum. Bu iki cümleden ilkinde -tur- ekinin ettirgenlik göreviyle kullanıldığı; ikincisinde ise yalnızca anlamı pekiştirdiği görülmektedir. Özbekçede de benzer durumlar vardır: *Keçgi:içi:i işli:ir tügi:isin deyi:i çaptırıb yubardım Geç vakte kadar işler bitsin diye kosturdum *İş/ar tügasin deya balanı her yaqqa çaptırıb yubardım işler bitsin diye çocuğu her yana kosturdum. Bu örnekler, akla -tur- ettirgenlik ekinin -d-ur- -dur- -tur- (pekiştirme eki + ettirgenlik eki) tarzında oluştuğu ihtimalini getirmektedir. Eski Türkçe ve Orta Türkçe döneminde ekin çoklukla yuvarlak ünlülü olması bu düşünceyi destekler mahiyettedir. Ancak aşağıda ele alınan Özbekçedeki isti:ir- ile yügürfiillerine baktığımızda bu pekiştirme işlevinin diğer ettirgenlik eklerinde de olduğu görülmektedir. Türkiye Türkçesindeki koştur- ile Özbekçedeki çaptırbenzeri bir diğer fiil de yügür- yür-gür- (fiil kökü+ ettirgenlik eki) koşmak fiilidir. Ancak bu fiilde de eylemin bir başkasına yaptırılması söz konusu değildir. Ek, fiilin anlamını farklılaştırarak pekiştirmektedir. Benzer durum gösteren ve Özbekçenin daha çok Fergane ağızlarında kullanılan şu fiile bakalım: 138 ilmi ARAŞTIRMALAR ista-r- aramak (ista- 1. istemek. 2. aramak ) *Küni boyı sen degan narsaliimi istarib bcızarma bcızar yürib çıqdım Bütün gün senin söylediğin şeyleri arayarak o pazardan bu pazara gezip durdum. Çatı ekieri olarak adlandırılan işteşlik, edilgenlik, dönüşlülük ve ettirgenlik eklerinin bu belirgin işlevlerinin yanı sıra fiile tamamen yeni anlam kazandırma veya yalnızca fiilin anlamını pekiştirme işlevlerinin olduğu pek çok dilci tarafından belirtilmiştir (bk. Banguoğlu: IV. Fiilden Türerne Fiiller; Ergin: Fiilden Fiil Yapma Ekleri; Korkmaz: Fiilden Fiil Türeten Ekler). Ettirgenlik ekindeki pekiştirme işlevinin gelişmesinde -d- pekiştirme ekinin rolü bulunabilir. Hatta belki bu fonksiyon, ettirgenlik eklerinden diğerlerine de aktarılmış olabilir. Sonuç olarak, öncelikle gerek Türkiye Türkçesindeki gerekse Özbekçedeki her -t- ettirgenlik değildir. -t- eki pekiştirme amaçlı kullanıldığında bu, eski -dekinin ses değişmesine uğramış hali olabilir. Her iki lehçede de bu ekler karışmış görünmektedir. Ancak dikkatli biçimde incelendiğinde ek, bazı fiilierde çok.açık biçimde tespit edilebilmektedir. Şu halde gramer bilgilerimiz içindeki çatı eklerine -t- pekiştirme ekinin de katılması yerinde olacaktır. Kaynaklar Banguoğlu, Tahsin: Turkçenin Grameri, 4. baskı, TOK: 528, Ankara 1995, 628. Caferoğlu, Ahmet: Eski Uygur Türkçesi Sözlitğit, 3. baskı, Enderun Kitabevi, İstanbul 1993,VIII+200. Ergin, Muharrem: Türk Dil Bilgisi, Bayrak Yayınevi, İstanbul ı 999, XXVI+406. Gabain, A. Von (çev.: Mehmet Akalın): Eski Türkçenin Grameri, 3. baskı, TOK: 532, Ankara 2000, XXIII+3 ı3. Korkmaz, Zeynep: Titrkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), TOK: 827, Ankara 2003, CXVI Ozbek Tilinıng İz ah!ı Luğatı, (Komisyon), ı -2 ci lt, Rus Tili Niişriyati, Moskova ı 98 ı, 1. cilt 632, 2. cilt 718. Kamus-ı Turki(tıpkı basım), Çağrı Yayınları, İstanbul ı996, Tekin, Talat: Orhan Türkçesi Grameri, Türk Dilleri Araştırmaları Dizisi:,9; Ankara 2000,272. Tulum, Mehmet M.: Ozbekçe 'de Tasvir Yardımcı Fiileri, (basılmamış doktora tezi), istanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1977,240. Türkçe Sözluk I-Il, Ankara, yeni baskı, TOK: 549, I. cilt XXXVII+745, 2. cilt Yeni Tarama Sdzlitğu, Ankara 1983, TOK: 503, XI Derleme Sözlitğü V, E-F, 2. baskı, TOK: 21115, Ankara 1993, Derleme Sözlitğit Xl, U-Z, 2. baskı, TOK: , Ankara ı 993, 40 ı
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks