Please download to get full document.

View again

of 19
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

Ders 22 Akaid Fıkhı Ekber - Fıkıh Korku Ümit Allah Fazlı Havzı kevser Sırat köprüsü kabir sual

Category:

Others

Publish on:

Views: 0 | Pages: 19

Extension: PDF | Download: 0

Share
Related documents
Description
Ders 22 Akaid Fıkhı Ekber - Fıkıh Korku Ümit Allah Fazlı Havzı kevser Sırat köprüsü kabir sual 00:01 Arapça dua. 00:27 Yataklarından kalkarlar Rablerine azabından korkarak ve Rahmetinden ümitvar olarak
Transcript
Ders 22 Akaid Fıkhı Ekber - Fıkıh Korku Ümit Allah Fazlı Havzı kevser Sırat köprüsü kabir sual 00:01 Arapça dua. 00:27 Yataklarından kalkarlar Rablerine azabından korkarak ve Rahmetinden ümitvar olarak ibadet ederler. İşte kıymetliler bu 32Secde Süresinin 16 ıncı ayeti kerimesinde Cenab-ı Hak Müminlerin özelliklerini bizlere yüce ayetleriyle buyurmaktadır. Yataklarından kalkarlar Rablerine azabından korkarak ve rahmetinden Ümit var olarak ibadet ederler. İşte Mümin korkuyla ümit arasında olması gerektiğini bu ayeti kerimedende anlamaktayız. Ummak korkmayı gerektirir, ümit kesmek ise Allah tan ümit kesmek ise, o zaman nedir kişi ümit kestiği zaman İslam ın ortaya koyduğu iman özelliğini kaybeder. Ummak korkmayı gerektiriyor eğer böyle olmasaydı Allah tan ümit kesmek olurdu. Övülen korku sahibi ile Allah ın yasak kıldığı şeyler arasına giren korkudur. Yani Allah tan korktuğunun kesin alameti Allah u Teala nın yasakladığı günah haram başta şirk küfür nifak gibi zülüm gibi şeylerden uzak kalıyorsa bir Mümin işte burada Allah korkusu ve Allah sevgisi vardır. Hem ümit vardır hem korku vardır. Övülen ümit Allah ın nuru ile ona itaat işini yapan ve sevabını Allah tan isteyendir. İşte sevgi ve ümit bir Müminde varsa seve seve Allah a itaat eder, emirlerini bir bir ibadetlerini yerine getirir. Bu da ümit ve sevginin açık ve bariz alametidir. Çünkü ümit burada makbul olan övülen ümit Allah ın nuru ile ona itaat işini yapan ve sevabını Allah tan isteyen aynı zamanda tövbe eden Allah tan günahlarının örtünmesini isteyen kimsenin ümididir. İşte makbul gerçek ümit budur. Fakat bir kimse tefrit(herhangi bir konuda geride kalma) derecesinde hata ve isyan içinde bulunurda amelsiz olarak Allah ın rahmetini isterse bu bir gururdur. Yalancı bir temennidir yalancı bir ümittir. Hem ibadetlerini terk ediyor hemde Allah ı sevdiğini söylüyor, ümitli olduğunu söylüyor. Bu da bakın buradaki ümit içinde gurur vardır ve yalancı bir ümittir bu. Gerçek ümit ve gerçek korku bir Müminde olduğu zaman haram ve günahları terk eder, ibadetlerini seve seve yapar. Ve ibadetin mükafatınıda yalnız Allah tan bekler. Ve tövbe istiğfarınıda Rabbisine yapar. 5:00 Şimdi korku ile ümit bir kuşun iki kanadı gibidirler buyurmuş Ebu Ali erruzbali böyle diyor tasavvuf ehlinin büyüklerinden. İkiside dengeli olurlarsa kuşda dengede olur, uçar. Eğer bir Müminde korkuyla ümit dengeliyse bu kişi Rabbisi nin rızasına doğru uçarak gider. Bu dengeli değilse bu kuşun kanadının birisinin sakat olunduğunda uçamadığı gibi Müminde korku ile ümit dengeli değilse ilahi rızaya doğru dürüst gidemez uçamaz. İki kanatta olmazsa kuş ölüm haddine girer. Bunun gibi Hz. Ömerde şöyle demiştir radiallahu anhü ve erdahim ecmain. Mahşerde bir kişi Cennette girecek diye nida edilse o kişinin kendim olmasını ümit ederim. Yine mahşerde bir kişi Cehenneme girecektir denilse yine o kişinin kendim olmasından korkarım. İşte Hz. Ömer in buradaki korku ve ümidi çok dengeli ve mükemmeldir. Cenab-ı Hak bakın bir haberde kutsi hadis olarak verilen bir haberde ben kulumun beni zannettiği gibi, dilediği gibi beni zannetsin. Şimdi buradada yüce Allah ı şanına yakışır olan sıfatları esmasıyla Allah u Teala yı tanımak gerekiyor. Yanlış tanıyan yanlış zanda bulunan yarın o yanlışın karşısında ne yapar? O yanlışın karşılığı çıkar. Onun için buradada uyarı vardır. Allah u Teala yı doğru tanımak gerekir. En iyisi gençlik ve sıhhat zamanında korkunun yaşlılık ve hastalık durumundada ümidinin galip olması gerekir. Bazılarıda böyle demişlerdir. En iyisi gençlik ve sıhhat zamanında korkunun. Yaşlılık ve hastalık durumundada ümidin galip olması gerekir demişlerdir. Bu da gerçeğe uygundur. Yine şöyle buyrulmuştur sahihi Müslimde rivayet edilen bir haberde Peygamberimizden: Sizden hiç biri ölümünden evvel Allah a kendisi hakkında hüsnü zanda bulunmadan ölmesin. Allah a hüsnü zanda bulunmak için Allah ı doğru tanımak. Onun isimlerini, sıfatlarını, esmasını ve kitabını İslam amentüsünü doğru bilmek gerekiyor. İşte o zaman bu hadisi şeriftede hüsnü zan o zaman ortaya çıkar. Yüce Allah ı yanlış tanıyanlarda hüsnü zan olmaz. Allah tan korkarsan Allah a doğru kaçarsın. Bakın Allah tan korkmanın bir gerçek alameti Kur an Kerimdede Kaçışın Allah a olsun. Allah tan korkarsan Allah a doğru kaçarsın. 9:40 Çünkü başka gidecek kimsen yoktur. Rabbinden korkan Rabbine sığınır. Onun için yüce Rab ف ف روا إ ل ى الله إ ن ي ل ك م من ه ن ذ ير مب ين fefirru illallah 51Zariyat/50 Allah a koşun. Bu bir ayeti kerimedir. Zariyet Suresinin 50 nci ayeti kerimesi. Yine senden ancak sana sığınma vardır. Bu da Buhari Şerifte sevgili Peygamberimizden rivayettir ki La mel ce e vela menca minke ila ileyke. Peygamberimiz böyle buyurmuştur: Senden sadece sana sığınma vardır. diyor. Kim yalnız sevgiyle Allah a ibadet ederse yalnız sevgiyle korkmuyorsa eğer bakın bu konuda o diyor zındıktır. Kim yalnız korkuyla Allah a ibadet ederse haruridir yani haricidir. Müslüman Rabbisini hem sevecek hem korkacak. Kim yalnız ümit ile ona ibadet ederse Mürciedir. Bu da batıl mezhep. Kim sevgi, korku ve ümit ile Allah a ibadet ederse o da Mümin ve Muvahittir. İşte bu gerçek Müslüman budur. Bakın burayı doğru olanı tekrar ediyorum. Kim sevgi, korku ve ümit ile Allah a ibadet ederse o da Mümindir, Muvahittir buyrulmuştur. İşte Mümin, Müslüman Allah ı bütün varlığıyla sevecek, bütün varlığıyla korkacak, bütün varlığıylada ümitle Rabbisine bağlanacaktır. 12:00 Yine bakın ne buyruldu alimlerimizden kıymetlilerinden biri diyorki: Yalnız Cehenneminden korktuğu Cennetine tama ettiği için ibadet ederse Mümin değildir diyor. Bunu da söyleyen Razi dir. Çünkü insan Rabbisi için ibadet eder onun rızası için emrettiği için yapar, yüce Allah mabuttur, ibadette layıktır. Cennet için, Cehennem için ibadet yapılmaz. Allah emrettiği için Allah mabud olduğu için ibadet edilir. Bu da sırf Allah için olmasıdır. Yoksa ben Cennete gireceğim diye, Cennet için Cehennemden korktuğu için değil. Allah ı sevdiği için. Allah tan korktuğu için ibadetlere Allah müstehak. Hak mabud olduğu için Mümin ibadet etmelidir. Razi buradaki tehlikeyede işaret etmiştir. 13:30 Yine bir haberde şöyle söylenmiştir. Suheyb ne güzel bir kuldur. Allah tan korkmasada ona isyan etmezdi, diye bir haber vardır. Gece ibadet etmekten ayakları şiştiği zaman niçin bu kadar kendini yoruyorsun. demişlerdi Peygamberimize. Peygamberimiz Allah ın sevgilisidir, ibadet etmekten ayakları şişiyordu Peygamberimizin. Çok ibadet ediyordu ve niçin bu kadar kendini yoruyorsun? Deyince bakın ne buyurdu Peygamberimiz: Şükreden kul olmayayımmı? Dedi işte kul Rabbisine şükreden kul olması için onu Rabbisini bütün varlığıyla sever. Ondan korkar ve ona ümitle bağlanır. Hz. Ali de bir sözündede şöyle buyurur: Bir kavim bir şey istemek için ibadet ederse bu ticari ibadettir. Bakın bir kavim bir şey istemek için ibadet ederse bu ticari ibadettir diyor Hz. Ali. Eğer bir kavim korku için ibadet ederse o kölenin ibadetidir diyor yine Hz. Ali. Bir kavim eğer şükretmek için ibadet ederse buda hür kimselerin ibadetidir diyor. Şimdi bu sözler hikmetle dolup taşmaktadır. Çok güzel anlamak gerekmektedir. 15:40 İmam Tahavi şöyle diyor: İman birdir. İmanın esasında iman ehlide birdir. Birinin diğerine üstünlüğü korku, sakınma, nefsani arzularına muhalefet ve en iyiye mülazemetledir. demiştir. Yani kimde Allah korkusu çoksa diyor üstünlük ordadır. Kim sakınıyorsa, günah ve haramlardan üstünlük ordadır. Kim nefsani arzularına karşı koyuyor, muhalefet ediyorsa yine üstünlük ordadır ve en iyiye mülazemetledir. Yani fazilet yarışındadır. İbadetlerinide en güzel şekilde ihlasla yapmaya çalışmaktadır üstünlük buradadır. Bunlarda takvanın içeriğidir. Çünkü üstünlük takvadadır. 16:54 İmam-ı Azam rahmetullahi aleyh yine şöyle buyurdular: Allah fazlı(olgunluk) ile ihsan(bağışlama, lütuf) eder. Adaleti ile ceza verir. Allah Teala kullarından bazılarına fazlı ile muamele eder. Bazılarınada adaleti ile muamele eder. Bazen dilediği kulları için layık olduğunun kat kat üstünde sevabı fazlı ile verir. Kulun günahına karşılık adaleti ile yalnız layık olduğu cezayı verir. Bazı kullarına azap etmeyip fazlı ile affeder. İşte kıymetliler bunlar Kuran-ı Kerimin tamamen tüm ayetlerine dayalı olarak buraya İmam-ı Azam ın aldığı amentü, İslam amentüsü için bakın bunlar hak delillere dayalıdır. Bunları çok iyi bilmelidir. Allah u Teala celle celaluhu ve tekaddes hazretleri kullarından bazılarına fazlı ile muamele eder. Bazılarınada adaleti ile muamele eder. Bazende dilediği kulları için layık olduğunun kat kat üstünde sevap fazlı ile verir. Kulun günahına karşılık adaleti ile yalnız layık olduğu cezayı verir fazla vermez. Hak ettiğini verir. Yani adaletin gereği tecelli eder. Bazı kullarına azap etmeyip fazlı ile affeder. Çünkü Allah kime ne yapacağını en iyi şekilde bilmektedir. 19:04 Yine yüce Rabbimiz Allah selamet evine çağırır. Dilediğini doğru yola hidayet eder. 10Yunus/25 Buyurdu Cenab-ı Hak. Bu da و الله ي د ع و إ ل ى د ار ال سال م و ي ھ د ي م ن ي ش اء إ ل ى ص ر اط مس ت ق يم Süresinin 25 nci ayeti kerimesidir. مث ل ال ذ ين ي نف ق ون أ م و ال ھ م ف ي س ب يل الله ك م ث ل ح ب ة أ نب ت ت س ب ع س ن اب ل ف ي ك ل س نب ل ة مئ ة ح ب ة و الله ي ض اع ف ل م ن ي ش اء و الله و اس ع 2Bakara/261 Allah Teala dilediğine kat kat verir. ع ل يم Bu da Allah a yakınlık derecesine ve ihlasının durumuna göre değişir. Öyle kullar vardırki Rabbisine yakınlık ihlasla ibadet eder. Rabbisine yakındır, rızasına yakındır. Onlarada bakın kat kat veriyor. Yine Allah u Teala dilediği kulunuda affeder. Bunun yine ihlas ve samimiyetle tövbesi, istiğfarı onun kalp ve ruh samimiyetiki o kulunun durumunu Cenab-ı Hak iyi bilmektedir. İster şefaat vasıtasıyla olsun ister vasıtasız olarak olsun Allah dilediği kulunu affeder. Bu konuda şöyle buyuruyor. 42Şura/30 و م ا أ ص اب ك م من مص يب ة ف ب م ا ك س ب ت أ ي د يك م و ي ع ف و ع ن ك ث ير Size isabet eden bir musibet sizin kendi kazancınızın eseredir. Allah çokların günahını affeder. Cenab-ı Hak nice günahları affetmektedir. Ama insanlar günahlara devam etmektedir. Kime ne yapacağını en iyi şekilde her şeyi bilen Allah onuda en iyi olarak إ ن الله ال ي غ ف ر أ ن ي ش ر ك ب ه و ي غ ف ر م ا د ون ذ ل ك ل م ن ي ش اء و م ن ي ش ر ك ب ا ف ق د اف ت ر ى إ ث م ا ع ظ يم ا bilmektedir. Allah şirkten başka dilediğine mağfiret eder. Buyurmuştur buda Nisa Suresinin 48 ncı ayeti ve başka ayeti kerimelerdede bulunmaktadır. Sevgili izleyenler : 57Hadid 29 ل ئ ال ي ع ل م أ ھ ل ال ك ت اب أ ال ي ق د ر ون ع ل ى ش ي ء من ف ض ل الله و أ ن ال ف ض ل ب ي د الله ي ؤ ت يه م ن ي ش اء و الله ذ و ال ف ض ل ال ع ظ يم Muhakkakki iyilik ve sevap verme fazileti Allah ın elindedir. Onu dilediğine verir. Bu da Hadid Suresi 29 da geçmektedir. 21:57 Allah ın emri kullarına nispetle muradına uygun bir şekilde adalet ve faziletten boş değildir. Allah eğer gök ehli ve yer ehline azap etmek isterse azap eder, Allah onlara azap etmez, eğer rahmet ederse onun rahmeti kullar için hayır olur. Buda Peygamberimizden rivayet edilen bir haberdir. Allah eğer gök ehline ve yer ehline azap etmek isterse azap eder. Ama kimseye zülüm etmez. Çünkü Allah zulümden münezzehtir. Eğer rahmet ederse onun rahmeti kullar için hayır olur. Evet kıymetliler Allah zulümden münezzehtir. Azap edeceği zaman adaletinin gereğini yapar asla zulüm etmez. Çünkü Cehennem adaletin gereği yaratılmıştır. Ehli küfür, ehli şirk, ehli nifak ve ehli zulüm. Bunlar adaletin gereği Cehenneme gönderilirler. Cehennem azabına tabi tutturulurlar. Bunlar adaletin gereğidir. 24:15 Bir de sevgili Peygamberimizin ve diğer Peygamberlerin şefaatları konusunda İmam-ı Azam bakın ne diyor: Peygamberlerin ve sevgili Peygamberimizin Müminlerin günahkarlarına ve büyük günah işleyenlere şefaat etmeleri haktır. Şefati li ehlihi kabai min ümmeti.- Benim şefaatım Ümmetimden büyük günah işleyenler içindir. Bu hadisi İmam-ı Ahmet, Tirmizi, Ebu Davud,İbni Hıbban ve Hakim Enesten rivayet etmişlerdir radiallahuanhüm ve ecmain. Hakim Câbir'den, Taberînî İbn-i Abbas'tan, Hatîb İbn-i Ömer'den ve Ka'b bin Uceyr'den rivayet etmişlerdir radiallahuanhüm ve ecmain. Bir de kıymetliler: 47Muhammed/19 ف اع ل م أ ن ه ال إ ل ه إ ال الله و اس ت غ ف ر ل ذ نب ك و ل ل م ؤ م ن ين و ال م ؤ م ن ات و الله ي ع ل م م ت ق ل ب ك م و م ث و اك م Kendi Günahına ve Mümin erkeklerle Mümine kadınlar için mağfiret dile. Bu da ayeti kerimedir Muhammed Suresi ayet 19. Bakın burada şefaat dünyada iken bile geçerlidir. Bu ayeti kerimede Cenab-ı Hak ne diyor sevgili Habibi Hz. Muhammed e ne diyor? Bir de kendi günahına ve Mümin erkeklerle Mümin kadınlar için mağfiret dile diyor. Bakın dünyadada Peygamberimize şefaat edebilme iznini veriyor Cenab-ı Hak. Fakat onlara şefaatçıların şefaatı fayda vermez. 74Muddesir/48 ف م ا ت نف ع ھ م ش ف اع ة ال شاف ع ين Öyle insanlarda vardırki bunlara kimse şefaat edemez. Bakın buda Muddessir Suresi ayet 48 de. Şefaatın dışında kalan şefaat edilmeyenler de var. Yine 78Nebe suresi 38 dede: ي و م ي ق وم ال روح و ال م ال ئ ك ة ص ف ا ال ي ت ك ل م ون إ ال م ن أ ذ ن ل ه الرح م ن و ق ال ص و اب ا O gün Cebrail aleyhisselam ve melekler saf halinde duracaklar. Rahman ın kendisine izin verip de doğruyu söylemiş olanlardan başkaları bir kelime bile söyleyemeyecekler. Nebe Suresinin 38 nci ayeti. Şefaat Allah ın izniyle olmaktadır. Peygamberlerin ve meleklerin şefaatı hak olduğu gibi, velilerin, alimlerin, şehitlerin, fakirlerin ve belalara karşı sabreden Müminlerin ölmüş küçük çocuklarının şefaatlarıda haktır. 28:00 İşte buradan baktığımız zaman bütün sıkıntılarını gidericidir. Bütün Ümmetinin bütün sıkıntılarını gidermek için Peygamber efendimiz şefaat eder ve rahmet Peygamberidir, Hz. Muhammed rahmet Peygamberidir. Mutezile bu meseleyede muhalif olup ancak Müminlerin derecelerinin yükseltilmesi için şefaat edilebileceği görüşündedirler. Mutezile ehli sünnetin dışında görüşleri bulunmaktadırki bu görüşler ehli sünnet tarafından kabul edilmez. Mutezile hak mezheplerin dışındadır. Amellerin tartılması daha haktır. İmam-ı Azam rahmetullahi aleyh ve aleyhim ecmain. Kıyamet gününde amellerin özel bir tartı ile tartılması haktır diyor. 7Araf/8-9 و ال و ز ن ي و م ئ ذ ال ح ق ف م ن ث ق ل ت م و از ين ه ف أ و ل ئ ك ھ م ال م ف ل ح ون Böyle buyurmuştur. Buda Araf suresi و م ن خ ف ت م و از ين ه ف أ و ل ئ ك ال ذ ين خ س ر وا أ نف س ھ م ب م ا ك ان وا ب آي ات ن ا ي ظ ل م ون 8 ve 9 ncu ayeti kerimelerde. Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse işte onlar kurtulanlardır. Kiminde tartıları hafif gelirse işte bunlarda ayetlerimize zulmetmeleri sebebiyle kendilerine yazık edenlerdir. Araf/9 ق ال وا اط ي ر ن ا ب ك و ب م ن مع ك ق ال ط ائ ر ك م ع ند الله ب ل أ نت م ق و م ت ف ت ن ون 30:00 Biz kıyamet günü için adaletle tartan teraziler koyacağız. Artık hiç kimseye hiçbir suretle zulmedilmeyecektir. Yapılan iş bir hardal ağırlığındada olsa onu tartıya koyacağız. Amellerin hesabını yapmak için bizler yeterliyiz. 21Enbiya/47 Bu da Enbiya Suresinin 47 nci ayeti kerimedir. Yüce Rabbimiz böyle buyurmuştur. Bu ayeti kerimedede Rabbimiz bunu kullarına şanlı Kuran ile duyurmuştur. 30:58 Şimdi diğer değerli bazılarıda amellerin tartılıp hesap edilmesi herkes hakkında tatbik edilmeyecektir, diyenler olmuştur. Hesap yapılmadan Cennete girecek olan kişi için mizan kurulmayacaktır. Yani bunlar direk Cennete götülenler var diyor kıymetli alimlerimiz. Onlar sayfalarınıda almayacaklardır. Bu görüş görünüş itibari ile Kuran nassına muhalif görünmektedir. Ama Allah dilediğini yapar o da ayrı. Yine bu konuda Ali bin Sait errustani kafirler için mizan kurulup kurulmayacağından sorulunca? Hayır cevabını vermiştir. Nice kafirlerde vardırki diyor bunlar her şeyle kafir oldukları bellidir bilinir. Şimdi bunlardada direk Cehenneme gönderilenler vardır denmiştir. Fakat Rustani nin bu görüşüde kabul edilmemiştir. Yani Mizan herkes için mizan tutulur diyor. Herkesin amelleri boynuna takılıdır ve sevaplar günahlar tartılır diyor. Çünkü Cenab-ı Hak zerre miskali hiçbir günah ve sevabının zail olmayacağını onu herkesin göreceğini açık bildirmiştir. 23Müminun/103 و م ن خ ف ت م و از ين ه ف أ و ل ئ ك ال ذ ين خ س ر وا أ نف س ھ م ف ي ج ھ ن م خ ال د ون Mizanda iyilikleri hafif gelenler kendilerine yazık eden kimselerdir. Onlar Cehennemde devamlı olarak kalacaklardır. İşte Muminun Suresi 103 ncü ayeti kerimede. İşte burada korkunç bir tehlike görünmektedir. Demek oluyorki ameller tartılıyor günahlar ağır bastığı zaman Cehennemde sürekli kalanlar olduğunu söylüyor bu ayeti kerime. 4Nisa/145 إ ن ال م ن اف ق ين ف ي ال در ك األ س ف ل م ن الن ار و ل ن ت ج د ل ھ م ن ص ير ا Şüphesiz Münafıklar Cehennemin en aşağı tabakasındadırlar. Kıyamet koptuğunda Firavunun kavmini en şiddetli azaba sokun denilecektir. En şiddetli azaba diyor onlar girerler. En şiddetli azap ile azap edilirler. İyilikleri ile kötülükleri eşit olanlar hakkında araf ehlinden olacakları ve Cennete en son gireceklerini açıklayan bir rivayet gelmiştir fakat Allah u Teala celle celalu bunlar işte o kimselerdirki Rablerinin ayetlerini ve ona kavuşmayı inkar etmişlerdir de iyilik olarak yaptıkları bütün ameller boşa gitmiştir. 35:00 Artık onlar için kıyamet günü hiçbir terazi tutmayız. Efendim bu da Kehf Suresi 105 nci ayeti kerime. 18Kehf/105 أ ول ئ ك ال ذ ين ك ف ر وا ب آي ات ر ب ھ م و ل ق ائ ه ف ح ب ط ت أ ع م ال ھ م ف ال ن ق يم ل ھ م ي و م ال ق ي ام ة و ز ن ا Allah ın adaletini, kıyamet gününde Allah ın adaletini üstünlüğünü fazilet ve ihsanını kullara göstermektir. 21Enbiya/47 و ن ض ع ال م و از ين ال ق س ط ل ي و م ال ق ي ام ة ف ال ت ظ ل م ن ف س ش ي ئ ا و إ ن ك ان م ث ق ال ح ب ة من خ ر د ل أ ت ي ن ا ب ھ ا و ك ف ى ب ن ا ح اس ب ين Kıyamet günü adaletle tartacak olan tartı aletlerini koyacağız. Yine buyruluyor: 17İsra/14 اق ر أ ك ت اب ك ك ف ى ب ن ف س ك ال ي و م ع ل ي ك ح س يب ا 35:55 Amel defterini oku boynunda takılı. Kitabını oku kendi kendine hesap yapmaya yeterlisin. İşte buradada mizanın hak olduğu bunlardan anlaşılmaktadırki Cenab-ı Hak istisna-i olarak eğer kafir olduğu herkesin durumu Allah a malumdur. Kafirlerin ve kesin Cennetlik olanların kesin Cehennemlik olanlar hakkında istisna-i olarak uygulayacağı bir durum varsa o Rabbimizin bileceği bir iştir ama mizan haktır. Ameller kesin tartılacaktır. Kıyamette amel defteri sağ eline verilen kolay bir hesap ile hesap görecektir. Ve sevinçli olarak ehline dönecektir. Fakat amel defteri kitabı arka taraftan verilen artık helak diye bağıracaktır. ve cehenneme gidecektir cünkü o evinde sevinçli ve keyifli idi. İnşikak/7ve13 İnşikak Suresi 7 ve 13 üncü ayeti kerimelerde. Efendiler işte bakıyoruzki. Feemma men utiye kitabehu yeminihi fesevfe yuhasabehu hisabeyyesiyra. İnne men mukişe fil hisabi usube.- Kıyamet gününde hesap ta münakaşa edilen kimse azap edilecektir. Bu da Müslime Şerifin rivayet ettiği bir haberdir. Mutezile ise kitabı ve hesabı inkar etmişlerdir. Bakın korkunç bir şey. Mutezilenin efendim kitabı ve hesabı inkar etmişlerdir. Bu kadar kesin Kur an-ı Kerimde varlığı olan hükümler inkar edilemez. Mutezile ne kadar yanılmış ve sapmış. İslam a yakın olanlar sol taraftan, külliyen inkarcı olanlar arka taraftan amel defterlerini alacaklardır, denmiştir. Bu defterler sahipleri hayattayken ölünceye kadar meleklerin yazdıkları amel defterleridir. 39:05 Nitekim yüce Allah celle celalu buyuruyor: 43Zuhruf/80 أ م ي ح س ب ون أ ن ا ال ن س م ع س رھ م و ن ج و اھ م ب ل ى و ر س ل ن ا ل د ي ھ م ي ك ت ب ون Bu ayeti kerimedede yüce Rabbimiz: Yoksa biz o kafirlerin kalplerinde gizlediklerini ve fısıldadıklarını işitmezmiyiz sanıyorlar? Hayır işitiyoruz ve onların yanlarında elçilerimiz vardır ve yazıyorlar. İşte kıymetliler birde mahşer gününde hasıllaşma vardır. Şimdi niceleri dünyada bir birini sapıtmışlardır. Sahte önderler sahte liderler. İşte birbirini aldatıp sapıtanlar. Sahte liderlerin peşinde gidenler. Orada hasımlaşacaklar: Senden oldu benden oldu. Kıyamet gününde diyor hasımlar arasında kısas haktır. Zalimlerin iyiliği yoksa mazlumların kötülüklerin zalimlere yükletilmesi caizdir ve haktır. Bu konudada haberler sahih haberler vardır. Kimin Müslüman kardeşine zülmen almış bir hakkı varsa dinar ve dirhemlerin p
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks