of 24
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

SERİ CİLT SAYI SERIES» VOLÜME m NUMBER 0 1 Q Qn SERIE A BAND HEFT * *y y U SĞRIE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ

Category:

Health & Fitness

Publish on:

Views: 20 | Pages: 24

Extension: PDF | Download: 0

Share
Description
SERİ CİLT SAYI SERIES» VOLÜME m NUMBER 0 1 Q Qn SERIE A BAND HEFT * *y y U SĞRIE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ REVIEYV OF T H E FACULTY OF FO RESTRY, UNIVERSITY O F İSTANBUL
Transcript
SERİ CİLT SAYI SERIES» VOLÜME m NUMBER 0 1 Q Qn SERIE A BAND HEFT * *y y U SĞRIE TOME FASCICULE İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ ORMAN FAKÜLTESİ DERGİSİ REVIEYV OF T H E FACULTY OF FO RESTRY, UNIVERSITY O F İSTANBUL Z E IT SC H R IFT DER FO RSTLICHEN FAKULTÂT DER UNIVERSITÂT İSTANBUL REVUE DE LA FA CU LTE FO RESTİ ER E DE L'Ü N İV ER SİTE DTSTANBUL SÜRGÜN KÖKENLİ KAYIN ORMANLARINDA BONİTET ARAŞTIRMALARI (Anamorfik Bonitet Gösterge Eğrilerinin Türetilmesi Amacıyla Uygulanabilecek Yeni Bir Alternatif) Doç. Dr. Ünal ASAN1^ Kısa Özet Bu çalışma, Batı Karadeniz yöresindeki sürgün kökenli, Kayın (Fagus orientalis Lipsky) ormanlarında verim gücü sınıflaması için kullanılacak bir bonitet tablosu düzenleme amacıyla ele alınmıştır. Yöredeki sürgün kökenli, eşityaşh, tek katlı, saf ve normal sıklıktaki saf Kayın meşcereleri içinde seçilen 19 deneme alanında yapılan 55 gövde analizi, temelde anomorfik yöntemi esas alan yeni bir yaklaşım ile değerlendirilerek, yaş ve üst boyu bilinen sürgün kökenli Kayın meşcerelerinde bonitet sınıfı saptanmasına olanak verecek yeni bir tablo hazırlanmıştır. 0. GtRlŞ Asli ağaç türlerinin en önemlileri arasında yer alan Doğu Kayını (Fagus orientalis Lipsky), ülkemiz ormanları içinde kapladığı ha alan ile, genel orman potansiyelinin % 5.6'sını oluşturmaktadır (OGM, 1980, S. 13). Elde kesin rakam bulunmamasına karşın, mevcut Kaym ormanlarının yandan fazlasının sürgün kökenli olduğu bilinmektedir. Ormanlık alanların verim gücü sınıfları, üzerinde yetişen her ağaç türü için farklılık göstermektedir. Herhangi bir ağaç türü için çok verimli olan bir yetişme ortamı, bir başka tür için verimsiz olabilmektedir. Kayın orm anlannm verim gücü sınıflamasıyla ilgili çalışmaların ilki Kalıpsız (1962) tarafından yapılmıştır. Kaym ormanlarının genelde değişikyaşlı olduğuna dikkat eden yazar (1962, S. 19), çalışm alarında Flury yönteminden yararlanmış ve kaim çap sınıflarının göğüs yüzeyi orta 1) I.Ü. Orman Fakültesi, Orman Amenajnıanı Anabilim Dalı. Yayın Komisyonuna Sunulduğu Tarih: KAYIN ORMANLARINDA BONİTET ARAŞTIRMALARI 71 ağaçlan için meşcere boy eğrisinden alınan boylan bonitet göstergesi olarak kullanmak suretiyle, üç sınıflı bir bonitıit tablosu düzenlemiştir (KALIPSIZ, 1962, S. 28). Tüm diğer ormanlanmız gibi, yurdumuz Kayın ormanlan da 1955 yılma kadar seçme kesimleri ile işletilmiştir. Bir taraftan uygulanan seçme kesimleri, bir taraftan çevre halkın ormanlar üzerindeki aşın ve usulsüz yararlanma etkisi. Kayın ormanlann da kapalılığın kırılmasına ve kimi yerde çokkatlı ve değişikyaşlı meşcere kuruluşlarının, kimi yerde ise, sürgün kökenli, eşityaşlı ve tek katlı tabloların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak, mevcut kuruluşun uzun yıllar devam eden bilinçli ve sistemli silvikültürel işlemler sonucu ortaya çıkmaması nedeniyle, bu ormanlann potansiyel verim güçlerinin tipik seçme ormanlarındaki boy gelişmesini esas alan Flury yöntemi ile belirlenmesinin, Kayın ormanlarımızın yapı ve bünyesi ile uyuşmayacağı kuşkusuzdur (ASAN, 1988, S. 107). Bu noktadan hareketle, her yaş sınıfında normal yapı ve kuruluşlu meşcereler elde edip bunlardan sağlanacak uzun süreli gözlem ve ölçme sonuçları alınana kadar, kayın ormanlarında verim gücü sınıflamasında kullanılacak en uygun kriterin, göğüs hizası yüksekliğinden itibaren başlayan boylanma eğrisinin standart yaştaki boy değeri olacağı kabul edilmiş vc buna göre ikinci bir bonitet tablosu, tarafımızdan düzenlenmiştir (ASAN, 1988, S. 118). Düzenlenen bonitet tablosuna esas olan gövde analizlerini incelenmesi sırasında, aynı deneme alanları içinde, dış görünüm itibariyle benzerlik gösteren ağaçlardan bazılarının sürgün kökenli olduğu gözlenmiştir. Bu deneme alanlım da yaptırdığımız ayrıntılı inceleme, tohum ve sürgün kökenli bireylerdeki boy gelişmesinin çok farklı bulunduğunu ortaya koymuştur (DEMİR, 1988). Sürgün kökenli bireylerin genç yaşlarda tohum kökenlilerden daha hızlı büyüdüğü, ileri yaşlarda bu üstünlüğün, tohum kökenliler lehinde değişliği esasen bilinmekledir (KALIPSIZ 1982, S ). Bu durum, tohum ve sürgün kökenli meşcerelerin hacım gelişimleriyle de doğrudan ilgilidir. Nitekim, meşcere boyu vc hacım arasındaki bu kuvvetli ilişki nedeniyledir ki, genetik niteliklerinden ölürü boy gelişme eğilimleri farklılık gösteren ağaç türlerinin her birisi için ayrı bonitet tabloları düzenlenmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tamamı tohum kökenli bireylerde yapılan gövde analizi verileri yardımıyla daha önce tarafımızdan düzenlenen Kaym bonitet tablosunun sürgün kökenli meşcerelerde uygulanması sakıncalı olacaktır. Bu durumda, mevcut Kayın ormanlarının önemli bir bölümünü oluşturans ürgün kökenli meşereler için ayrı bir tablonun hazırlanması bilimsel zorunluluk olarak onaya çıkmaktadır. Bilindiği gibi, bonitet tablolannın düzenlenmesi sırasında yetişme ortamlarının verim gücü farklılıklarını temsil eden bonitet eğrileri iki temel yaklaşıma göre türetilmektedir ki bunlar; anamorfık (Harmonize edilmiş eğriler) metod ve polimorfikmetod olarak anılmaktadır. Dayandıklan ilkeler açısından her iki metodun da avantaj ve dezavantajları mevcuttur. Örneğin Bull (1931, S. 15), S p u rr (1952, S. 137), Brickell (1968, S. 1) ve Akalp (1978, S. 227) az hata yapılmasını ve yetişme ortamları arasındaki gelişme farkıllıklarını daha iy iyansıtmasını gerekçe göstererek, polimorfik metodu anamorfik metoda tercih etmektedirler. Verim gücü değişik yetişme ortamlarında yetişen ağaçlarda yapılan gövde analizleri, yaş-boy gelişme eğilimlerinin yetişme ortamına bağlı olarak değiştiğini göstermektedir. Salt bu nedenle, Kuzey Amerika'da son zamanlarda düzenlenen bonitet tablolarında polimorfik metodun tercih edildiği belirtilmektedir (DAVIS-JOHNSON, 1987, S. 79). Ancak, polimorfik metodun tek ağaçların gelişimine dayanması ve bütün meşcereyi temsil etmemesi, deneme ağacı olarak seçilen ağaçlannsahip olduğu hakim durumda bulunma koşulunun meşcerede çok az sayıda eleman tarafından paylaşılan bir özellik olması, bu metodun sakıncası olarak ileri sürülmektedir (ERASLAN, 1982, S. 170; GÜNEL, 1981, S. 113). 72 ÜNAL ASAN Aynı ağaç türü için anamorfik ve polimorfik melodlar ile düzenlenen bonitet tablolarının karşılaştırılması ilginç sonuçlar ortaya koymaktadır. Doğu Ladini için A kalp tarafından yapılan böyle bir karşılaştırma, anamorfik metod ile türetilen gösterge eğrilerinin iyi bonitet sınıflarında bütün yaşlarda polimorfik metod ile türetilen eğrilerin üzerinde seyrettiğini, orta ve zayıf bonitetlerde ise, standart yaşa kadar üzerinde bu yaştan sonra altında kaldığını göstermektedir (AKALP, 1978, S ). Benzer sonuç, Biging-\Vansel(1984) İkilisinin yaptığı karşılaştırma ile de ortaya konmuştur. Araştırıcılar, Kalifomiya nm karışık iğne yapraklı ormanları için 50 yıl standart yaşa ve polimorfik metoda göre elde ettikleri 40, 80 ve 110 fitlik gösterge eğrilerini, aynı türler için Dunning ve Reineke (1933) tarafından 100 yıl standart yaş ve anamorfik metod ile türetilen eğiriler ile karşılaştırmışlardır. Karşılaştırma sonunda, iyi ve orta boniteti temsilen seçtikleri 110 ve 80 fitlik gösterge eğrilerinden anamorfik eğrilerin genç ve ileri yaşlarda polimorfik eğrilerin üzerinde kaldığını, sadece orta yaşlarda her iki eğrinin paralel seyrettiğini, zayıf boniteti temsil eden 40 fitlik eğrilerde ise, anamorfik eğrinin orta yaşa kadar polimorfik eğrinin üzerinde ve fakat bu yaştan sonra alımda kaldığını görmüşlerdir (BİGING-V/ANSEL, 1984). Bilgisayarlann ormancılık bilimine girmesiyle özellikle Kuzey Amerika'da düzenlenen bonitet tablolarında anamorfik ve polimorfik metodlann bilinen uygulama biçimlerinden tamamen farklı metodlann geliştirildiği gözlenmekledir. Genelde daha çok gövde analizi verilerinin kullanıldığı bu çalışmalarda gösterge eğrileri regresyon analiz tekniği ile türetilmektedir. Aynı temel yaklaşandan hareket etmekle birlikte, araştırma sonucuna farklı yollar izlenerek ulaşılan bu çalışmalara A rvanitis-lindquist-pa!iey (1964), C arm ean (1972), C urtis et Ali (1974), D ahm s (1975), C ochran (1979), D alph (1983) ve M onserud (1984), tarafından yapılan araştırmalan örneklemek mümkündür. Gövde analizi verileri kullanarak bonitet tablosu düzenleme amacıyla yeni önerilere, ülkemiz literatüründe de rastl anmak tadır. Günel (1981) ve A iem dağ (1985) tarafından yapılan bu önerilerin ilkinde anamorfik eğriler metodunun iyileştirilmesine yönelik matematiksel fonksiyonlar tanıtılırken, Alerndağ tarafından yapılan ikinci öneride somut tablo ve denklemlere de yer verilmektedir. Keza, tohum kökenli Kaym ormanları için tarafımızdan düzenlenen bonitet tablosunu da, benzer çalışmalar arasında saymak gerekmekledir (ASAN, 1988). Ele alman bu çalışmanın amacı, bir taraftan değişik yollar izlenerek sonuçlandırılan bonitet tablosu düzenleme tekniklerinin temel esaslarını açıkladıktan sonra, bu amaçla önereceğimiz yeni bir yaklaşımı tanıtırken, bir taraftan da sürgün kökenli kaym ormanları için yeni bir bonitet tablosu düzenleyerek, literatürümüzdeki bir boşluğu doldurmaktır. 1. M A TERY A L VE M ETOD 1.1. A raştırm a M ateryalinin T oplanm ası Bonitet tablosuna esas olan materyal, Batı K aradeniz Yöresi'ndeki Cide (3), inebolu (4), A yancık (4) ve Sinop (4) işletm elerine bağlı orm anlarda saptanan 19 deneme alanından sağlanmıştır1^ (Harita No. 1). Adı geçen işletmelerde değişik bakı, yükselti ve eğim sınıflarında bulunan, sürgün kökenli, eşityaşlı, tek katlı, normal kapalı saf Kaym meşcereleri içinde yara beresi bulunmayan, çatal olmayan, tepe gelişimi normal olan 6 ağaçlık gruplar deneme alanı olarak seçilmiştir. Her deneme alanında önce bütün ağaçları göğüs hizası çapı ile, altmcı ağacın deneme alanı merkezine olan uzaklığı belirlenmiştir. Daha sonra bu ağaçların hakim ve yan hakim durumda bu- 1) M ateryal toplam am a yardım eden Ayancık, Sinop, Türkeli, İnebolu ve C ide Orman İşletme M üdürlükleri personeline teşekkür ederim. KAYIN ORMANLARINDA BONİTET ARAŞTIRMALARI 71 ağaçlan için meşcere boy eğrisinden alman boylan bonilet göstergesi olarak kullanmak suretiyle, üç sınıflı bir boniuît tablosu düzenlemiştir (KALIPSIZ, 1962, S. 28). Tüm diğer ormanlanmız gibi, yurdumuz Kayın ormanlan da 1955 yılma kadar seçme kesimleri ile işletilmiştir. Bir taraftan uygulanan seçme kesimleri, bir taraftan çevre halkın ormanlar üzerindeki aşın ve usulsüz yararlanma etkisi, Kaym ormanlann da kapalılığın kırılmasına ve kimi yerde çokkatlı ve değişikyaşlı meşcere kuruluşlarının, kimi yerde ise, sürgün kökenli, eşityaşlı ve tek katlı tabloların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Ancak, mevcut kuruluşun uzun yıllar devam eden bilinçli ve sistemli silvikültürel işlemler sonucu ortaya çıkmaması nedeniyle, bu ormanlann potansiyel verim güçlerinin tipik seçme ormanlarındaki boy gelişmesini esas alan Flury yöntemi ile belirlenmesinin, Kayın ormanlarımızın yapı ve bünyesi ile uyuşmayacağı kuşkusuzdur (ASAN, 1988, S. 107). Bu noktadan hareketle, her yaş sınıfında normal yapı ve kuruluşlu meşcereler elde edip bunlardan sağlanacak uzun süreli gözlem ve ölçme sonuçlan almana kadar, kaym ormanlarında verim gücü sınıflamasında kullanılacak en uygun kriterin, göğüs hizası yüksekliğinden itibaren başlayan boylanma eğrisinin standart yaştaki boy değeri olacağı kabul edilmiş ve buna göre ikinci bir bonilet tablosu, tarafımızdan düzenlenmiştir (ASAN, 1988, S. 118). Düzenlenen bonilet tablosuna esas olan gövde analizlerini incelenmesi sırasında, aynı deneme alanları içinde, dış görünüm itibariyle benzerlik gösteren ağaçlardan bazılarının sürgün kökenli olduğu gözlenmiştir. Bu deneme alanlarında yaptırdığımız ayrıntılı inceleme, lolıum ve sürgün kökenli bireylerdeki boy gelişmesinin çok farklı bulunduğunu ortaya koymuştur (DEMÎR, 1988). Sürgün kökenli bireylerin genç yaşlarda tohum kökenlilerden daha hızlı büyüdüğü, ileri yaşlarda bu üstünlüğün, tohum kökenliler lehinde değiştiği esasen bilinmektedir (KALIPSIZ, 1982, S ). Bu durum, tohum ve sürgün kökenli meşcerelerin hacım gelişimleriyle de doğrudan ilgilidir. Nitekim, meşcere boyu ve hacım arasındaki bu kuvvetli ilişki nedeniyledir ki, genetik niteliklerinden ölürü boy gelişme eğilimleri farklılık gösteren ağaç türlerinin her birisi için ayrı bonilet tabloları düzenlenmektedir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, tamamı tohum kökenli bireylerde yapılan gövde analizi verileri yardımıyla daha önce tarafımızdan düzenlenen Kaym bonitet tablosunun sürgün kökenli meşcerelerde uygulanması sakmcalı olacaktır. Bu durumda, mevcut Kaym ormanlarının önemli bir bölümünü oluşturans ürgün kökenli meşereler için ayrı bir tablonun hazırlanması bilimsel zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Bilindiği gibi, bonitet tablolarının düzenlenmesi sırasında yetişme ortamlarının verim gücü farklılıklarını temsil eden bonitet eğrileri iki temel yaklaşıma göre türetilmektedir ki bunlar; anamorfik (Harmonize edilmiş eğriler) metod ve polimorfikmetod olarak anılmaktadır. Dayandıkları ilkeler açısından her iki metodun da avantaj ve dezavantajları mevcuttur, ö rn e ğin Bull (1931, S. 15), Spurr (1952, S. 137), Brickell (1968, S. 1) ve Akalp (1978, S. 227) az hata yapılmasını ve yetişme ortamları arasındaki gelişme farkı İlıklarını daha iy iyansıtm asım gerekçe göstererek, polimorfik metodu anamorfik metoda tercih etmektedirler. Verim gücü değişik yetişme ortamlarında yetişen ağaçlarda yapılan gövde analizleri, yaş-boy gelişme eğilimlerinin yetişme ortamına bağlı olarak değiştiğini göstermektedir. Salt bu nedenle, Kuzey Amerika'da son zamanlarda düzenlenen bonitet tablolarında polimorfik metodun tercih edildiği belirtilmektedir (DAVIS-JOHNSON, 1987, S. 79). Ancak, polimorfik metodun tek ağaçların gelişimine dayanması ve bütün meşcereyi temsil etmemesi, deneme ağacı olarak seçilen ağaçlannsahip olduğu hakim durumda bulunma koşulunun meşcerede çok az sayıda eleman tarafından paylaşılan bir özellik olması, bu metodun sakıncası olarak ileri sürülmektedir (ERASLAN, 1982, S. 170; GÜNEL, 1981, S. 113). 72 ÜNAL ASAN Aynı ağaç türü için anamorfik ve polimorfik metodlar ile düzenlenen bonitet tablolarının karşılaştırılması ilginç sonuçlar ortaya koymaktadır. Doğu Ladini için Akalp tarafından yapılan böyle bir karşılaştırma, anamorfik metod ile türetilen gösterge eğrilerinin iyi bonitet sınıflarında bütün yaşlarda polimorfik metod ile türetilen eğrilerin üzerinde seyrettiğini, orta ve zayıf bonitetlerde ise, standart yaşa kadar üzerinde bu yaşlan sonra altında kaldığını göstermektedir (AKALP, 1978, S ). Benzer sonuç, Biging-Wansel (1984) İkilisinin yaptığı karşılaştırma ile de ortaya konmuştur. Araştırıcılar, Kalifomiya nm karışık iğne yapraklı ormanları için 50 yıl standart yaşa ve polimorfik metoda göre elde ettikleri 40, 80 ve 110 fitlik gösterge eğrilerini, aynı türler için D unning ve Reineke (1933) tarafından 100 yıl standart yaş ve anamorfik metod ile türetilen eğiriler ile karşılaştırmışlardır. Karşılaştırma sonunda, iyi ve orta boniteti temsilen seçtikleri 110 ve 80 fitlik gösterge eğrilerinden anamorfik eğrilerin genç ve ileri yaşlarda polimorfik eğrilerin üzerinde kaldığını, sadece orta yaşlarda her iki eğrinin paralel seyrettiğini, zayıf boniteti temsil eden 40 fitlik eğrilerde ise, anamorfik eğrinin orta yaşa kadar polimorfik eğrinin üzerinde ve fakat bu yaştan sonra altında kaldığını görmüşlerdir (BIGING-V/ANSEL, 1984). Bilgisayarların ormancılık bilimine girmesiyle özellikle Kuzey Amerika'da düzenlenen bonitet tablolarında anamorfik ve polimorfik melodların bilinen uygulama biçimlerinden tamamen farklı nıelodlann geliştirildiği gözlenmektedir. Genelde daha çok gövde analizi verilerinin kullanıldığı bu çalışmalarda gösterge eğrilen regresyon analiz tekniği ile türetilmektedir. Aynı temel yaklaşımdan hareket etmekle birlikle, araştırma sonucuna farklı yollar izlenerek.ulaşılan bu çalışmalara A rvanitis-lindquist-palley (1964), C arm ean (1972), C urtis et Ali (1974), D ahm s (1975), C ochran (1979), Daîplı (1983) vem onserud (1984), tarafından yapılan araştırmalan örneklemek mümkündür. Gövde analizi verileri kullanarak bonitet tablosu düzenleme amacıyla yeni önerilere, ülkemiz literatüründe de rastlanmakladır. G ünel (1981) ve A iem dağ (1985) tarafından yapılım bu önerilerin ilkinde anamorfik eğriler metodunun iyileştirilmesine yönelik matematiksel fonksiyonlar tanıtılırken, Alerndağ tarafındım yapılan ikinci öneride somut tablo ve denklemlere de yer verilmekledir. Keza, tohum kökenli Kayın ormanları için tarafımızdan düzenlenen bonitet tablosunu da, benzer çalışmalar arasında saymak gerekmektedir (ASAN, 1988). Ele alman bu çalışmanın amacı, bir taraftan değişik yollar izlenerek sonuçlandırılan bonitet tablosu düzenleme tekniklerinin temel esaslarını açıkladıktan sonra, bu amaçla önereceğimiz yeni bir yaklaşımı tanıtırken, bir taraftan da sürgün kökenli kayın ormanları için yeni bir bonitet tablosu düzenleyerek, literatürümüzdeki bir boşluğu doldurmaktır. 1. M A TERYAL VE M ETOD 1.1. A raştırm a M ateryalinin T oplanm ası Bonitet tablosuna esas olan materyal, Batı Karadeniz Yöresi'ndeki Cide (3), înebolu (4), A yancık (4) ve Sinop (4) işletm elerine bağlı orm anlarda saptanan 19 deneme alanından sağlanmıştır1^ (Harita No. 1). Adı geçen işletmelerde değişik balcı, yükselti ve eğim sınıflarında bulunan, sürgün kökenli, eşityaşlı, tek katlı, normal kapalı saf Kayın meşcereleri içinde yara beresi bulunmayan, çatal olmayan, tepe gelişimi normal olan 6 ağaçlık gruplar deneme alanı olarak seçilmiştir. Her deneme alanında önce bütün ağaçları göğüs hizası çapı ile, alımcı ağacın deneme alanı merkezine olan uzaklığı belirlenmiştir. Daha sonra bu ağaçların halcim ve yarı hakim durumda bu- 1) M ateryal toplam am a yardtm eden Ayancık, Sinop, Türkeli, İnebolu ve C ide Orman İşletme Müdürlükleri personeline teşekkür ederim. KAYIN ORMANLARINDA BONİTET ARAŞTIRMALARI 73 Harita No: 1- Deneme alanlarının araştırma alanına dağılımı. Distribution of sam ple plots into research area. lunan üç tanesi 0.3 m. yükseklikten kesilerek, gövde analizi için kesitler çıkarılmıştır. Yıllık halka sayımı, kesitler üzerine metilen mavisi sürüldükten sonra gerçekleştirilmiştir. Araştırma materyalinin, bakı, yükselti, eğim ve özel konum itibariyle dağılımları Tablo No. l'de gösterilmiştir. Tablo No 1: Deneme alanlarının bakı, yükselti ve özel konum itibariyle dağılımı Distribution of sample plots into exposure, altitude, and local postions groups. Bakı Exposure Deneme alanı sayısı N r.o f sample plots Yükselti Altitude m Deneme alanı sayısı N r.o f sample plots Lokal konum local position Deneme alanı sayısı N r.o f. sample plots N Sırt 5 NE Üst yamaç 3 E Orta yamaç 8 SE Alt yamaç 2 S Taban 1 SW W NW Toplam Total 74 ÜNAL ASAN Ondokuz deneme alanının onyedisinde üçer, ikisinde ikişer olmak üzere loplam 55 adet ağaç kesilmiştir. Deneme alanlarının her birisi için önce tek bir boylanma eğrisi çizilmek istenmiş ise de, altı deneme alanında bazı tek ağaçların diğerlerinden farkı gelişme eğilimine sahip olduğu anlaşılmış ve bu ağaçlar değerlendirmeye ayrı olarak sokulmuştur. Bir başka anlatım ile, aln deneme alanı araştırmada ikişer boylanma eğrisi ile temsil edilmiş ve yararlanılan örnek sayısı 25 adede yükseltilmiştir. Böylece örneklerin 13 adedi üçer, 6 adedi ikişer ağacın ortalama boylanma eğrisine 6 adedi ise sadece birer ağacın boylanma eğrisine dayatılmıştır. İlerideki alt kesimde anlatılacağı üzere, bonilet tablosunun bütün ağaçların ortalamasına karşı gelen tek bir kılavuz eğri yardımıyla düzenlenmesi amaçlandığı için altı tek ağacın yeni bir örnek alan gibi değerlendirilmesinde sakınca görülmemiştir. Boylanma eğrilerinin elde edilmesinde grafik meloldan yararlanılmışın Boylanma Eğrilerinin K arşılaştırılm ası ve S tandart Yaşın Belirlenmesi Boylanma eğrilerinin beşer yıllık yaş basamaklarındaki boy değerleri ayrı ayrı incelenerek, her yaş basamağındaki minimum ve maksimum farkın 9,8 m ile 40. yaş basamağında gözlenmesi, bu farkın zayıf, orta ve iyi bonitet sınıflarını temsil etmek üzere üç eşil parçaya bölünmesi halinde örnek sayısının üç boy grubunu, 9, 10 ve 6 adet olmak üzere i_\ i bir dağılım göstermesi ve nihayet bütün boylanma eğrilerinin ula
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x