Please download to get full document.

View again

of 132
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.

TOPLUMSAL BELLEK VE MEDYA: TOPLUMSAL HATIRLATMA VE UNUTTURMA BİÇİMLERİ (SEKSENLER TV DİZİSİ) Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN

Category:

Philosophy

Publish on:

Views: 260 | Pages: 132

Extension: PDF | Download: 2

Share
Related documents
Description
TOPLUMSAL BELLEK VE MEDYA: TOPLUMSAL HATIRLATMA VE UNUTTURMA BİÇİMLERİ (SEKSENLER TV DİZİSİ) Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN Yüksek lisans tezi Radyo, Tv ve Sinema Anabilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK 2013
Transcript
TOPLUMSAL BELLEK VE MEDYA: TOPLUMSAL HATIRLATMA VE UNUTTURMA BİÇİMLERİ (SEKSENLER TV DİZİSİ) Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN Yüksek lisans tezi Radyo, Tv ve Sinema Anabilim Dalı Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK 2013 Her hakkı saklıdır ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ RADYO, TV VE SİNEMA ANABİLİM DALI Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN TOPLUMSAL BELLEK VE MEDYA: TOPLUMSAL HATIRLATMA VE UNUTTURMA BİÇİMLERİ (SEKSENLER TV DİZİSİ) YÜKSEK LİSANS TEZİ TEZ YÖNETİCİSİ Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK ERZURUM-2013 I İÇİNDEKİLER ÖZET... III ABSTRACT... IV RESİMLER DİZİNİ... V ÖNSÖZ... VI GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL BELLEĞİN OLUŞUMU 1.1. TOPLUMSAL BELLEK KAVRAMI Bellek Bellek Çeşitleri Mimetik Bellek Nesneler Belleği İletişimsel Bellek Anlam Aktarımı Kültürel Bellek TOPLUMSAL BELLEĞE ETKİ EDEN UNSURLAR Kültürel Etkiler Kültür Endüstrisi Medyanın Bellek Oluşumundaki Etkisi Toplumsal Belleğin Oluşmasında Ritüel ve Sembollerin Kullanımı İKİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL HATIRLAMA BİÇİMLERİ 2.1. İLETİŞİMSEL BELLEK KAVRAMI KÜLTÜREL BELLEK KAVRAMI HATIRLAMA FİGÜRLERİ Zaman ve Mekâna Bağlılık Gruba Bağlılık Tarihin Yeniden Kurulması... 69 II ÜÇÜNCÜ BÖLÜM TOPLUMSAL UNUTTURMA BİÇİMLERİ 3.1. TOPLUMSAL İLİŞKİLERİN BULANIKLAŞTIRILMASI GÖRÜNTÜ BOMBARDIMANI TÜKETİM OLGUSU DÖRDÜNCÜ BÖLÜM SEKSENLER DİZİSİNİN TOPLUMSAL BELLEK OLUŞUMUNDAKİ TEMELLENDİRMELERİ 4.1. İLETİŞİMSEL BELLEK MİMETİK BELLEK NESNELER BELLEĞİ ANLAM AKTARIMI-KÜLTÜREL BELLEK SONUÇ KAYNAKÇA ÖZGEÇMİŞ III ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ TOPLUMSAL BELLEK VE MEDYA: TOPLUMSAL HATIRLATMA VE UNUTTURMA BİÇİMLERİ Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN Danışman : Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK 2013, 126 sayfa Jüri : Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK Doç. Dr. Naci İSPİR Doç. Dr. Fatma GEÇİKLİ Bellek, geçmişten gelen birikimlerin aktarılması sonucunda oluşur. Geçmişle gelecek arasındaki köprü olan ve şimdinin içinde yaşadığı yer bellektir. Bellek artık sadece zihinde değil, içinde yaşadığımız şu anda bulunmaktadır. İçinde yaşadığımız toplumun da belleği geçmişten günümüze gelen kültürel ürünlerin birikmesi yoluyla oluşur. Toplumsal belleğin oluşturulmasında yaygın olarak görülen kitle iletişim araçlarının da önemi yadsınamaz durumdadır. Gündelik bir pratik, bir faaliyet olarak amaçların gerçekleştirilmesinde önemli bir rol oynayan kitle iletişim araçlarının, kendisine özgü sosyal davranış ve sosyal etkileşim biçimleri oluşturarak, bireylerin sahip olduğu kültürel sermayenin de bir göstergesi haline gelmiştir. Çalışmamızda, günümüzle geçmiş arasında toplumsal olaylar üzerinden ilişki kurulurken kitle iletişim araçlarının bu durum üzerinde ne derecede etkili olduğunu incelemeye çalıştık. Çalışmamızın birinci bölümde; bellek kavramı incelendi. İkinci ve üçüncü bölümde; toplumsal hatırlama ve unutma biçimleri, kültürel ilişkiler ve kültür endüstrisi bağlamında ele alındı. Dördüncü bölümde; Seksenler dizisinden hareketle televizyonun manipüle edici özelliği incelendi. Sonuç bölümünde de çalışmada varılan sonuçlara dikkat çekilerek genel bir değerlendirme yapıldı. Anahtar Kelimeler: Toplumsal Bellek, Medya, Kültür, Kültür Endüstrisi, Tüketim. IV ABSTRACT MASTER THESIS SOCIAL MEMORY AND MEDIA: SOCIAL REMINDER AND REMIND FORMATS (THE TV SERIES IS CALLED EİGHTİES ) Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN Adviser: Assistant Professor Abdülkadir ATİK 2013, Page: 126 Jury: Assist. Prof. Dr. Abdülkadir ATİK Assoc Prof. Dr. Naci İSPİR Assoc Prof. Dr. Fatma GEÇİKLİ Memory consists of the transfer of savings from the past. The bridge between past and future, and the present place of residence in the memory. Memory is no longer only in the mind, but at the moment we live in is located. We live in a society made up of memory through the accumulation of cultural products from the past to the present. The creation of social memory is widely seen as the undeniable importance of the mass media. Everyday is a practical, as an activity of the mass media has an important role in the realization of objectives, by creating its own forms of social behavior and social interaction, has become an indicator of the cultural capital of the individuals. In our study, the relationship of social phenomena of the past with today established that the mass media tried to examine how effective this on. The first part of this study; examined the concept of memory. The second and third part; forms of social remembering and forgetting, were discussed in the context of cultural relations and cultural industries. The fourth chapter, series of the Eighties characterized in that a moving manipulation of the television has been viewed. In the conclusion, an overall assessment was made by drawing attention to the conclusions reached in the study. Key Words: Social Memory, Media, Culture, Culture Industry, Consumption. V RESİMLER DİZİNİ Resim Resim Resim VI ÖNSÖZ Çalışmanın temelinde, toplumsal bellek konusu üzerinden toplumsal hatırlama ve unutturma biçimlerinin medyanın da manipüle etmesiyle birlikte geçirdiği değişimler ve dönüşümler yer almaktadır. Çağın virüsü olan tüketimden toplumsal bellek de nasibini almış, şeyleşmeye karşı olarak yola çıkmasına rağmen, şeyleşerek, gerek devlet politikası gerekse kitle iletişim araçları vasıtasıyla kimi zaman unutturmaya kimi zaman hatırlatmaya dayalı olarak belleklere toplumsal olaylar yeniden işlenmiştir. Tüketimin tüm yaşamımızı çemberi içine aldığı, insanları sarıp sarmaladığı, mutluluğun tüketilenlerin niceliğinde arandığı, dünya ile aynı anda uyumlu yaşamanın ayrıcalıklı bir havaya büründürdüğü bir dönem yaşanmaktadır. İnsanlar aralarındaki farklılıkları kültürel yapılar içerisinde eriterek ortak bir geçmiş etrafında bir araya gelirler. Bu ortaklık kurulurken gelenek, görenek, örf adet, mekân vb. üzerinden oluşturulabileceği gibi günümüzde de kitle iletişim araçları vasıtasıyla gerçekleştirilebilmektedir. Kültür aktarıcısı olarak hayatımızın baş danışmanı olan televizyondan öğrenilenlerle yetinildiği bir dönemde insanların da zihinlerini yönlendirmek çok çaba gerektiren bir iş olmaktan çıkmıştır. Çalışmanın amacı, toplumların belleklerinin kültür, din ve gelenekler üzerinden farklı bir yolla ve televizyon aracılığıyla nasıl manipüle edilebileceği üzerinde durmaktır. İlk bölümde, toplumsal belleğe ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Bu çerçevede toplumsal belleğin oluşumuna etki eden unsurların önemi tartışılmıştır. Sonraki bölümde toplumsal unutturma ve hatırlatmaya dayalı olarak, belleğin de kültür endüstrisi ürünü olarak kullanılabildiğine değinilmiştir. Son bölümde de Seksenler dizisi üzerinden içerik ve söylem analizi yapılmıştır. Tez çalışmamı yürütürken değerli vaktini esirgemeyen tez danışmanım Yrd. Doç. Dr. Abdülkadir ATİK e, hiçbir zaman desteğini eksik etmeyen çok kıymetli hocam Doç. Dr. Naci İSPİR e, meslektaşım ve ablam Öğr. Gör. Ayşe BİLGİNER e, her türlü emeği ve desteği ile her zaman yanımda olan aileme ve eşime teşekkür ederim. Erzurum Şeyma BİLGİNER ERDOĞAN 1 GİRİŞ Toplumsal bellek kavramı, ilk olarak zihinde bir kültür kavramıyla yankılanır. Toplum deyince yazısız, yazılı hukuk kuralları, gelenek- görenek, yaşam şekilleri ve konuşma biçimleri gibi bir takım kültür öğeleri akla gelir. Tüm bu sayılanlara daha da eklenebilecek ama genel olarak bu çerçevede tanımlanan kültür, bir toplumun oluşumundaki en önemli basamaktır. Birini ötekinden ayırt eden farklılıklar, kültürün tanımında başvurulacaklar arasındadır. Kültür, tek başına anlamlı olamayacağı gibi toplum da kültürden ayrıştırılarak ele alınamaz. Anlamını ve farkını insan temelinde bulan kültür ve toplum, ayrılmaz bir bütün oluşturur. İnsanoğlunun yaşam serüveni birike birike onun tarihini meydana getirir. Bellek işte tam bu noktada devreye girerek, yaşanılmış olayları, durumları sonradan gerektiği yerde tekrar hatırlanmak üzere bilinçli olarak arşivler. Geçmişle bağını koparmak isteyen insanoğlunun bir sonraki adımda sıkışıp kaldığı, dünyada geriye dönerek geçmişe dört elle sarılıp çıkar yol aramaya çalışması, son dönemlerde patlayan bellek furyasıyla yüz yüze gelmeye neden olmuştur. İnsanı diğer varlıklardan ayıran en önemli vasfının zihni ve aklı olması nedeniyle bellek konusu da yine insan üzerinden değerlendirildiğinde anlam kazanacaktır. İnsan yaşamı içerisinde bir takım şeylere anlam yükler ve bu anlamlar üzerinden hayatı yaşamaya çalışır. İnsan dünyayı bir yandan tıp, coğrafya, fizik, kimya gibi bilimlerle anlamaya çalışırken diğer taraftan da ahlaki ve toplumsal ölçütler bakımından insanlık tarihi ve ait olduğu ulusal tarih içerisinde anlamlandırmaya çalışır. İnsan, bedeni ile doğanın bir parçası, tinsel yönü le de tarihin içindedir. 1 Tarihin bağlarından kopamayan insan yetiştiği değer yargılarına göre olan biteni anlamlandırmaya çalışır. Şimdiki zaman, geçmişle bugün arasında bağlantıyı kuran bir yapı işlevini görür. Geçmişle bağlarının tamamen koparmanın mümkün olamayacağı durumda insanoğlu bazen de geçmişe geri giderek hesaplaşmayı sağlayıp, geleceğe güvenle bakmanın hesabını da yapar. Bu gerek insanın gerekse ait olduğu toplumun sağlam bir zemin üzerine geleceğini inşa etmesi; özgür, fikri hür, vicdanı hür bireylerin sağlıklı toplumun temellerini oluşturmasına da katkı sağlar. Toplumların elbette geçmişte yapmış oldukları bir takım hatalar, yanlış politikalar uygulanarak geleceğe adım atması, 1 G.W.F, Hegel, Estetik, (Çev. Nejat Bozkurt), Say Yay., İstanbul 1982, s 2 bireylerin veya grupların geçmişteki acılarını hatırlamasının önüne geçemez. Telafisi mümkün gibi görünmeyen durumlarda bile bireysel veya toplumsal olarak geçmişle ne pahasına olursa olsun hesaplaşmanın sağlandığı durumlarda şeffaf bir toplumdan bahsetmek mümkün olacaktır. Amaç, insanı ve onun tarihsel gelişimini, ortaya koyduğu ürünlere, metinlere, sürekli sabitleşmiş yaşam ifadelerinde 2 bakarak anlamaktır. İnsan kimliğinin anlam kazanması, nasıl yaşadığı, neler yaptığı, neler ürettiği sorularına yanıt bulmasına bağlı olarak değişecektir. Uzun bir aşamadan geçerek bugüne gelen insanlığın anlamı, tarih boyunca hangi aşamalardan geçtiği, dünyayı anlamlandırmakta kattığı ve yüklediği değerlerin ne olduğu, aralarındaki farklılıkların nasıl ortaya çıktığı gibi daha uzatılabilecek birçok soruya cevap bularak anlaşılmaya çalışılabilir. Modern yaşamda vaat edildiği gibi haz ve mutluluk bulamayan insan geçmişe özlemle bugünü telafi etmeye çalışmaktadır. Artık hiçbir şekilde geriye dönüşün mümkün olmadığı bu durumda geçmişle bağ kurmak için bellek, arşiv işlevi görür. Geçmişten bugüne bellek aktarıcıları olarak gerek sözlü- yazılı, gelenek, görenek, ahlak kuralları, olayların geçtiği yere ait bir mekân veya nesne gibi kültürel bellek ürünleri; gerek yakın kuşağın anlatısı olarak en fazla iki veya üç kuşak arasında iletişimi sağlayan iletişimsel bellek ürünleri gerekse bugün gelinen son teknolojiyle birlikte üç veya daha fazla kuşak ötesine bile ulaşılarak, belleklerin tazelenmesi veyahut değişimi, dönüşümü bile söz konusu olabilmektedir. Toplumsal bellek, geçmişten gelen kültür ürünlerinden besleniyor olsa da sabit bir yapısı yoktur. Dinamik, değişken, olaylara ve durumlara göre devingen bir özellik gösterebilmektedir. Özellikle içinde bulunduğumuz teknolojinin zirve noktasında durması, belleklerin de geleneksel yapıdaki sözlü kültürden modern yapıdaki sözlü kültür aracı olan başta televizyon olmak üzere diğer kitle iletişim araçlarıyla birlikte yeniden yapılanmasından bahsetmek zorunluluğu doğmaktadır. Geçmişten getirdiği toplumsal yapılar içerisinde değişimlere maruz kalan insanoğlu toplumda bir Habitus * tur. İçinde bulunduğumuz çağın mürşidi olan kitle 2 Vefa Taşdelen, Hermeneutiğin Evrimi, Hece Yay., Ankara 2008, s.268. * Habitus: (Lat.) Kaynağını Aristoteles in heksis inden (huy; iyelik) alan ve ortaçağ felsefesinde sürekli yinelenen, alışkanlık haline getirilmiş davranış biçimi için kullanılan terim: edinilmiş düşünce, davranış ya da beğeni kalıbı. Çok sonraları, XX. yüzyıl toplumbiliminin önde gelen adlarından Pierre Bourdieu de habitus kavramını toplumsal yapılar ile toplumsal eylem ya da pratik arasındaki bağ oluşturan bir dizi 3 iletişim araçları da bu Habitus un davranış geliştirmesinde başat rol oynar. Toplumun üyesi olan birey, aslında daha önceden kendine biçilmiş rolü oynamak zorunda kalır. Doğduğundan itibaren hazır olarak sunulan bu rolü birey sorgulamaya fırsat kalmadan layıkıyla yerine getirmeye çalışır. Toplumsal bellek kavramı da toplumların geçmişlerini bugüne taşıma amacıyla dönüşümü, değişimi sağlama amacıyla yola çıksa da bir noktada tıkanma yaşamaktadır. Her türlü düşüncenin uğrağı olan tüketim, belleğin de kaçınılmaz olarak evrilmesine neden olmaktadır. Özellikle kitle iletişim araçlarının toplumsal belleği canlı tutma adına geçmişten izler taşıyan anılar veya tarihten bir kesit veya toplumsal dönüşümlerin neden olduğu vakalardan örnekler sunarak belleği tazelemek isterken, öte yandan istenilen ideoloji etrafında çarkın döndüğünün farkına bile varmak imkânsızlaşır. Çünkü tarihin, geçmişin, örfün, âdetin televizyondan öğrenildiği hemen hemen bütün dünya toplumlarında tarihin aslını araştırmak pek az kişinin aklına gelir. Teknoloji insan yaşamına kolaylık ve beraberinde tembelliği getirirken bir tık kadar uzakta olan tarihini öğrenmek bile yeni nesil için gözünde büyümesi olağandır. Şeyleşmeye karşı bir panzehir olarak görülen toplumsal bellek, modern döneme bir tepki olarak geçmişle bağları tekrar kurmak için bir mücadele çabasıyken, zamanla her ideolojinin boyun eğdiği kapitalizm içerisinde evirilerek, şeyleşmeden nasibini almıştır. Bu şeyleşme, günümüze gelen kadar süreçte medyadan da faydalanarak, kitleleri harekete geçirmiş, tüketimi körükleyerek ve bu tüketim sarmalının ekonomiden siyasete, eğitimden dine, tüketim alışkanlıklarının değişmesinden kültüre kadar hemen her alanı bünyesinde eriterek kendine uygun diliyle yeniden sunumunu sağlamıştır. Kitle iletişim araçlarının hayatımızın her alanda uğrak noktası olması tarihin de bu yolla öğrenilmesine imkan vermektedir. Bu durumda karşılaşılacak sorun; medyanın hangi gerçeği, ne ölçüde aslına uygun olarak sunduğu ve belleklerin yeniden inşa aşamasında manipüle edebilme tehlikesine karşı sağlam bir yapının olup olmamasıdır. edinilmiş düşünce, davranış ve beğeni kalıbını nitelemek için kullanmıştır. Bourdieu nün kazanılmış eğilimler toplamı olarak habitusu, örtük bir biçimde çocukluğun ilk yıllarında edinilir; ama aşılama) bir kez tuttu mu, bireyin yapıp etmelerindeki can alıcılığı sonsuza dek sürer gider. Habitus, içinden çıktığımız toplumsal dünyanın sınırlandırmalarına ayak uydurmamızı sağlar; yüz yüze geldiğimiz sonsuz sayıda durum için birçok strateji geliştirmemize olanak tanır. Başka başka toplumsal ard yörelerden gelen kişiler farklı farklı habituslar üretirler. Habitus un en önemli işlevi ise oyunu hissetme duygusunu aşılamasıdır. (Güçlü, A. ve Diğerleri, Felsefe Sözlüğü, Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara 2003, s ). 4 BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL BELLEĞİN OLUŞUMU Geçmiş, simdi ve gelecek arasındaki bir köprü kurar, insanın zamanda kök salmasını sağlar, kimliğinin oluşmasında zaman döngüsü içerisinde insanın varoluşu için kurucu, özel bir nitelik taşır. Toplumsal bir varlık olan insanoğlu, bir yandan birlikte yaşamanın getirdiği güçlükleri aşmaya çalışmış öte yandan da bira adalığın sonucunda oluşturduğu yaşam formlarını, değerlerini, inançlarını koruyarak devam ettirme çabasına girmiştir. İnsan-insan, insan-doğa, insan-bilinmez etkileşimi sonucunda ortaya çıkan kültürel değerler, var olmanın gereği olarak düşünülmüş ve sonraki kuşaklara aktarılması amacıyla çeşitli yollar denenmiştir. Kültürel değerlerin üretimi, gelişimi, korunması ve aktarılması sürecinde toplumsal bellek devreye girmektedir. Bu, aslında geleceğe yazılmış bir mektup niteliği taşır. Sonraki kuşağa aktarılan bu deneyim, bilgi, kültür birikimi toplumun bir arada kalmasını sağlayan özellikleri de içinde barındırır. Toplumsal belleğin aktarılması meselesi; o toplumu etkileyen siyasi, yapısal, kültürel vs unsurların incelenmesini gerektirir. Toplumsal belleği ya da kolektif hafızayı ele almanın yegâne yolu dört bir tarafa yayılmış yurttaşlarla, göçmenlerle ve sürgünlerle hayali diyaloglara girmektir. 3 Toplumsal bellek, geçmişi birebir deneyimlemiş bireysel hafızalara dayanmaz ancak, kütüphaneler, müzeler, anıtlar, yer adları, tarih kitapları gibi sosyal olarak üretilmiş hafıza oluşturma öğelerine ya da mekânlarına dayanabilir. Sancar a göre hafıza kavramının yasadığı yükseliş, dünya genelinde özellikle 1980 lerin kültürel, sosyal ve ekonomik ikliminin bir sonucudur: 1980 lerin basından itibaren yaşanan çeşitli olaylarla birlikte; hafıza patlaması, hafızanın başkaldırısı, hafızanın intikamı, hafıza konjonktürü gibi parolalarla nitelenen bir dönem başla[mıştır]. Özellikle Latin Amerika da askeri diktatörlüklerin çözülmesi, Güney Afrika da ırkçı rejimin çökmesi, Sovyetler Birliği ve Doğu Blok unun dağılması, toplumların kendi geçmişleriyle ilişkilerinde bir değişim sürecine girmelerine yol aç[mıştır] 4 3 Svetlana Boym, Nostaljinin Geleceği, (Çev. Ferit Budak Aydar), Metis Yay., İstanbul 2009, s Mithat Sancar, Geçmişle Hesaplaşma, İletişim Yay., İstanbul 2007, s.19. 5 Bir dönemden beri devam edegelen yaşam şekilleri artık yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. İnsanların yaşam koşulları ve inanç sistemlerine de sirayet eden bu yeni değişmeler ve gelişmeler geçmişe özlemle birlikte geçmişin aşırı yüceltimi ve nostalji duygusuna bağımlılık şeklinde ortaya çıkmıştır. Huyssen bu durumu söyle açıklamaktadır: ( ) belleğe ilişkin saplantılarımızın, bir tepki oluşturma işlevi gördüğünü söyleyeceğim. Artık bellek, öncelikle, meta bicimi yoluyla kapitalist şeyleşmeye karşı yaşamsal ve güç veren bir panzehirdir, daha önceki bir kültür endüstrisinin ve onun tüketim pazarlarının demir parmaklıklı homojenliğinin bir yadsınması değildir. Daha çok, bilgi işlem süreçlerini yavaşlatma; zamanın, arşivin eşzamanlılığı içinde çözülmesine direnme; benzeşim, hızlı bilgi akışı ve kablo ağları evreninin dışında bir düşünme tarzını yeniden ele geçirme; afallatıcı ve çoğu zaman tehditkâr bir heterojenlik, eş zamansızlık ve aşırı bilgi yüklenmesi dünyasında tutunacak bir alan talep etme girişimini temsil eder. 5 Dolayısıyla, hafızanın yükselişi aslında modernleşmenin yarattığı hıza karşı, bireylerin tutunma ve mücadele çabasıdır. Zamansallık yittikçe, bireylerdeki ve toplumdaki açılan boşluklar geçmiş ile telafi edilmeye çalışılır. Geçmiş var kılınırken aslını yaşamak mümkün olmadığı için geçmiş mekânlara atfedilerek; ritüellerle, müzelerle, anıtlarla aslında şimdiyi kendine bağlamayı amaçlar. Bu noktadan bakıldığında modern dönem toplumlarda geçmişe paralel olarak hafızanın yükselişi, aslında geçmişin gittikçe yavaş yavaş silinerek kaybolan temsilini, şimdiye demirleme çabasıdır TOPLUMSAL BELLEK KAVRAMI Toplumsal (sosyal) bellek, Maurice Halbwachs a göre; grup kimlikleri tarafından yapılandırılmış olan belleğin, bireylerin çocuklukları, komşuluk ve ortak ilişkileri, ortak politik veya ticari yaşamları, yani muhtemel belli kesişme noktaları olan kişilerin oluşturdukları bir bellek türüdür. Bunun gibi toplumsal bellek üzerine yapılan çalışmalarda daha çok, toplumsal belleğin; bir grubun ortak deneyimleri ile ortak yaşam biçiminin sonucu olarak gelişen anıların şekillendirilmesi biçiminde ele alındığı 5 Andreas Huyssen, Alacakaranlık Anıları, (Çev. Kemal Atakay), Metis Yay., İstanbul 1999, s.19. 6 söylenebilir. Bakış açısı farklılıklarınınsa daha çok bu anıların nasıl ve hangi dinamikler doğrultusunda şekillendirildiği noktasında ortaya çıktığı görülmektedir. Bireyin içinde bulunduğu ekonomik, siyasi, kültürel, dinsel inanç, bilim, hukuk yapısı gibi olgular toplumsal yaşamın temel unsurlarıdır. Birey de toplumun barındırdığı bu yapılardan ayrı düşünülemez. Bu açıdan, toplumsal yaşam, bireyin hem içinde bulunduğu hem de varlığıyla onu meydana getirdiği bir gerçekliktir. Bireyi çevreleyen bu unsurlar; özellikle ekonomi, bilim ve siyaset günümüz modern toplumundaki bireyi şekillendiren temel olgulardır. Örneğin, modern iktidarın bireyi her yönüyle çevreleyen, bir denetim, gözetim ve disiplin toplumu yar
Similar documents
View more...
Search Related
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x